Tüp bebek tedavisinde başarı oranını artırdığı iddiasıyla sunulan ek uygulamalar tartışılmaya devam ediyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Faruk Buyru, birçok ek yöntemin gebelik veya canlı doğum oranlarını artırdığına ilişkin güçlü bilimsel kanıt bulunmadığını belirterek, bu uygulamaların çiftlere ciddi ek maliyetler getirebildiği uyarısında bulundu.
Dünya genelinde yaklaşık her 6 çiftten birinin yaşamının belirli bir döneminde kısırlık sorunuyla karşılaştığı belirtiliyor. Tüplerde hasar, ciddi erkek faktörü infertilitesi veya diğer tedavilerin başarısız olduğu durumlarda tüp bebek tedavisi önemli bir seçenek olarak uygulanıyor.
Tüp Bebek Tedavisinde Standart Süreç Nasıl İşliyor?
Standart tüp bebek tedavisi; yumurtalıkların uyarılması, yumurtaların toplanması, spermin alınması, laboratuvar ortamında embriyo oluşturulması ve uygun embriyonun rahme transfer edilmesi gibi bilimsel etkinliği ortaya konmuş aşamalardan oluşuyor.
Ancak bu süreçlere ek olarak, tedavinin başarı ihtimalini artırdığı iddiasıyla farklı uygulamalar da çiftlere önerilebiliyor. Prof. Dr. Faruk Buyru, bu ek tedavilerin önemli bir bölümünün etkinliğine ilişkin yeterli bilimsel kanıt bulunmadığına dikkat çekti.
157 Bilimsel Çalışma İncelendi
Prof. Dr. Buyru, The Lancet Obstetrics, Gynaecology & Women's Health dergisinde yayımlanan kapsamlı bir sistematik derleme ve meta-analizde tüp bebek tedavisinde kullanılan ek uygulamaların değerlendirildiğini belirtti. Araştırma kapsamında bugüne kadar yapılmış 157 randomize kontrollü çalışma incelendi. Güvenilirlik kriterlerini karşılamayan 72 çalışma değerlendirme dışında bırakılırken, 85 yüksek kaliteli araştırmadan elde edilen veriler karşılaştırıldı.
Araştırmacılar, düşük kaliteli veya güvenilirliği yetersiz çalışmaların hastalarda gerçekçi olmayan beklentiler oluşturabileceğine dikkat çekerek daha kapsamlı ve nitelikli klinik araştırmalara ihtiyaç olduğunu vurguladı.
Birçok Ek Tedavinin Faydası Kanıtlanamadı
Analiz sonuçlarına göre tüp bebek tedavisinde rutin olarak önerilebilen birçok ek yöntemin gebelik veya canlı doğum oranlarını artırdığına ilişkin güçlü bilimsel kanıt bulunamadı.
Etkinliği yeterince gösterilemeyen uygulamalar arasında şunlar yer aldı:
- Akupunktur
- Kortikosteroid tedavileri
- Aspirin kullanımı
- Endometriyal reseptivite (ERA) testi
- İntralipid infüzyonu
- Yumurtalıklara PRP uygulaması
- Rahim içine PRP uygulaması
- Tüm hastalara rutin PGT-A uygulanması
Araştırmada EmbryoGlue, endometriyal scratching ve PICSI yöntemlerine ilişkin sınırlı düzeyde olumlu sonuçlar elde edildi. Ancak uzmanlar, mevcut verilerin bu uygulamaların rutin olarak önerilmesi için henüz yeterince güçlü olmadığını belirtti.
"Çiftlere Gereksiz Umut Verilebilir"
Prof. Dr. Faruk Buyru, standart tüp bebek tedavisinin bilimsel olarak kabul edilen aşamalarının belirli olduğunu ancak başarıyı artırdığı iddiasıyla eklenen bazı uygulamaların yeterli kanıta dayanmadığını ifade etti.
Özellikle başarısız tüp bebek denemelerinin ardından çiftlere farklı yöntemlerin önerilebildiğini belirten Buyru, bu uygulamaların önemli bir bölümünün gebelik şansını artırdığının bilimsel olarak gösterilemediğine dikkat çekti.
Ek Tedavilerin Maliyeti Tüp Bebek Tedavisine Yaklaşabiliyor
Akupunktur, kortizon tedavileri ve PRP gibi bazı uygulamaların çiftlere önemli bir ekonomik yük oluşturabileceğini belirten Buyru, ek tedaviler için talep edilen ücretlerin zaman zaman standart tüp bebek tedavisinin maliyetine yaklaşabildiğini söyledi.
Bilimsel faydası net olarak ortaya konmamış yöntemlerin çiftlerde gereksiz beklenti oluşturabileceğini belirten Buyru, tedavi kararlarının güvenilir bilimsel veriler doğrultusunda verilmesi gerektiğini vurguladı.
Tüp Bebek Tedavisinin Etkinliği Değil, Ek Uygulamalar Tartışılıyor
Prof. Dr. Buyru, yapılan araştırmanın tüp bebek tedavisinin kendisini sorgulamadığının altını çizdi. Araştırmanın odağında, standart tedaviye başarı oranını artırdığı iddiasıyla eklenen yöntemlerin bilimsel etkinliği bulunuyor. Uzmanlar hem hekimlerin hem de hastaların tedavi seçeneklerini değerlendirirken kanıta dayalı tıp ilkelerini esas alması gerektiğini belirtiyor.
Güvenilir Bilgi Tedavi Kararlarını Etkiliyor
Aynı bilimsel dergide yayımlanan başka bir araştırmada ise tüp bebek tedavisi gören hastaların güvenilir ve kanıta dayalı bilgilere erişmesinin karar verme sürecindeki etkisi incelendi. Araştırmada, bilimsel kanıtları temel alan bir internet sitesini kullanan hastaların ek tedavilerin olası yararları, riskleri ve kanıt düzeyleri konusunda standart internet kaynaklarını kullanan kişilere göre daha doğru bilgiye sahip olduğu görüldü.
Uzmanlar, tüp bebek tedavisi gören çiftlerin ek uygulamalara karar verirken reklam ve pazarlama söylemleri yerine güvenilir bilimsel araştırmaları dikkate alması gerektiğini vurguluyor.
Bir yöntemin gerçekten etkili olduğunun söylenebilmesi için geniş hasta gruplarında karşılaştırmalı araştırmalar yapılması ve sonuçların farklı bilimsel merkezler tarafından da doğrulanması gerektiği belirtiliyor.
Uzmanlara göre sınırlı sayıdaki hasta üzerinden elde edilen sonuçlarla bir tedavinin başarılı olduğunu iddia etmek bilimsel açıdan yeterli kabul edilmiyor. Bu nedenle tüp bebek tedavisinde ticari beklentilerin değil, bilimsel kanıtların ön planda tutulması gerektiğinin altı çiziliyor.




