Sırta Vuran Karın Ağrısını Hafife Almayın: Pankreatit Belirtisi Olabilir

Sırta Vuran Karın Ağrısını Hafife Almayın: Pankreatit Belirtisi Olabilir

Karın ağrısı, bulantı ve kusma her zaman basit bir mide-bağırsak problemi anlamına gelmeyebilir. Özellikle karından başlayarak kuşak şeklinde sırta yayılan şiddetli ağrının pankreas iltihabı olarak bilinen pankreatitin önemli belirtilerinden biri olabileceğini belirten Gastroenteroloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Yılmaz Bilgiç, tekrarlayan atakların pankreasta kalıcı hasara neden olabileceğine dikkat çekti.

Karın ağrısı günlük yaşamda sık karşılaşılan sağlık şikâyetleri arasında bulunuyor. Ancak ağrının şiddeti, süresi ve vücudun hangi bölgelerine yayıldığı altta yatan problemin belirlenmesinde önem taşıyabiliyor.

Özellikle karın bölgesinden başlayarak kemer veya kuşak şeklinde sırta doğru yayılan şiddetli ağrıya bulantı ve kusmanın eşlik etmesi durumunda pankreatit ihtimalinin değerlendirilmesi gerekebiliyor.

Gastroenteroloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Yılmaz Bilgiç, pankreasın iltihaplanması sonucu ortaya çıkan hastalığın akut şekilde başlayabileceği gibi tekrarlayan atakların ardından kronik hale de gelebileceğini belirtti.

Kuşak Şeklinde Sırta Vuran Ağrıya Dikkat

Pankreatitin en sık görülen belirtilerinden birinin karın ağrısı olduğunu söyleyen Prof. Dr. Bilgiç, ağrının karakterinin özellikle önemli olduğuna dikkat çekti.

Pankreatite bağlı karın ağrısı, karından başlayarak kemer veya kuşak şeklinde sırta doğru yayılabiliyor.

Ağrıya bazı hastalarda bulantı, kusma, ateş ve sarılık gibi belirtiler de eşlik edebiliyor.

Akut pankreatit daha önce herhangi bir pankreas iltihabı yaşamamış kişilerde aniden ortaya çıkabilirken, hastalığın tekrarlaması zaman içerisinde kronik pankreatite dönüşebiliyor.

Safra Taşları Pankreatite Neden Olabilir

Akut pankreatitin en yaygın nedenlerinden birinin safra taşları olduğunu belirten Prof. Dr. Bilgiç, özellikle küçük taşlara dikkat çekti.

Yaklaşık 5 milimetreden küçük safra taşlarının safra kesesinden çıkarak safra kanalına ilerlemesi durumunda akut pankreatit gelişebileceğini ifade etti.

Pankreatitin nedenleri hastadan hastaya değişebildiği için tedavi planının da hastalığa yol açan faktöre göre belirlenmesi gerekiyor.

Tekrarlayan Ataklar Pankreasa Zarar Verebilir

Akut pankreatit ataklarının tekrarlaması halinde pankreas dokusunda zaman içerisinde kalıcı değişiklikler meydana gelebiliyor.

Kronik pankreatitte pankreas dokusunda incelme ve fibrotik değişiklikler gelişebildiğini belirten Bilgiç, bu nedenle hastalığın nedeninin belirlenmesinin ve uygun tedavinin uygulanmasının önemli olduğunu söyledi.

Kronik hastalarda pankreas kanalında taşlar, darlıklar veya genişlemeler de ortaya çıkabiliyor.

Pankreatit Tedavisi Nasıl Yapılıyor?

Pankreatit tedavisi hastalığın nedenine ve şiddetine göre planlanıyor.

Tedavinin önemli aşamalarından birinin ağrının kontrol altına alınması olduğunu belirten Prof. Dr. Bilgiç, enfeksiyon gelişmesi halinde uygun hastalarda antibiyotik tedavisinin gündeme gelebileceğini ifade etti.

Safra kanalına taş düşmesi halinde ERCP gibi endoskopik yöntemlerle taşın çıkarılması gerekebiliyor. Pankreatitin kandaki yağ seviyelerinin yükselmesine bağlı geliştiği durumlarda ise buna yönelik tedaviler uygulanıyor.

Kronik pankreatitte gerekli görülmesi halinde pankreas kanalındaki taşların çıkarılması, darlıkların giderilmesi veya stent uygulanması gibi işlemler de gerçekleştirilebiliyor.

Pankreatit Geçirenler Beslenmesine Dikkat Etmeli

Pankreas sağlığının korunmasında yaşam tarzı ve beslenme alışkanlıkları da önem taşıyor. Prof. Dr. Bilgiç, pankreatit gelişen kişilerin alkol kullanımını bırakması ve aşırı yağlı yiyeceklerden uzak durması gerektiğini belirtti.

Obezite ve pankreas yağlanmasının da pankreas sağlığı açısından dikkate alınması gerektiğini ifade eden Bilgiç, sağlıklı beslenme ve kilo kontrolünün önemini vurguladı.

Özellikle şiddetli ve geçmeyen, sırta doğru yayılan karın ağrısına bulantı, kusma, ateş veya sarılık eşlik ediyorsa, belirtilerin basit bir mide rahatsızlığı olduğu düşünülerek geçiştirilmemesi ve tıbbi değerlendirme alınması önem taşıyor.

Önceki Haber Velilere Okul Çantası Uyarısı: Çocuğun Kilosunun Yüzde 10’unu Geçmemeli
Sonraki Haber Çocuklukta Şeker Tüketimine Dikkat: İlerleyen Yaşlardaki Kanser Riskiyle Bağlantılı Olabilir
Benzer Haberler