Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde hızla yayılan Ebola salgınında tablo ağırlaşıyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), bildirilen vaka sayısının 6 bini geçtiğini, hayatını kaybedenlerin sayısının ise 3 bine ulaştığını açıkladı. Altı ilde 60 sağlık bölgesine yayılan salgının merkez üssü Ituri olmaya devam ediyor.
Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde (KDC) devam eden Ebola salgını, ülkenin karşı karşıya kaldığı en ciddi halk sağlığı krizlerinden birine dönüştü.
Dünya Sağlık Örgütü Genel Direktörü Dr. Tedros Adhanom Ghebreyesus, salgının kayıtlara geçen en büyük ikinci Ebola salgını olduğunu ve şimdiye kadar görülen salgınlar arasında en hızlı yayılanı haline geldiğini açıkladı.
Son verilere göre vaka sayısı 6 binin üzerine çıkarken Ebola nedeniyle yaşamını yitirenlerin sayısı 3 bine ulaştı.
Ebola 6 İlde 60 Sağlık Bölgesine Yayıldı
Salgının coğrafi olarak genişlemeye devam etmesi sağlık otoritelerinin en fazla endişe duyduğu konular arasında bulunuyor.
DSÖ verilerine göre Ebola vakaları şu anda altı farklı ilde toplam 60 sağlık bölgesinde görülüyor.
Salgının merkez üssü ise ülkenin kuzeydoğusundaki Ituri eyaleti olmaya devam ediyor. Açıklanan verilere göre toplam vakaların yaklaşık yüzde 85'i, can kayıplarının ise yüzde 88'i Ituri'de kaydedildi.
Salgının geniş bir coğrafyaya yayılmış olması, hastalığın kontrol altına alınmasını güçleştiriyor.
Bilinmeyen Bulaş Zincirleri Endişe Yaratıyor
DSÖ'nün dikkat çektiği en ciddi sorunlardan biri, Ebola nedeniyle gerçekleşen ölümlerin önemli bölümünün tedavi merkezlerinin dışında yaşanması.
Ayrıca hayatını kaybeden bazı kişilerin daha önce bilinen temaslı listelerinde bulunmadığı belirtiliyor.
Bu durum sağlık ekiplerinin henüz tespit edemediği bulaş zincirlerinin varlığına işaret ediyor. DSÖ, tüm bulaş zincirleri belirlenip kesilene kadar salgının devam edebileceği konusunda uyarıyor.
Çatışmalar Ebola ile Mücadeleyi Zorlaştırıyor
Kongo Demokratik Cumhuriyeti'ndeki Ebola salgını yalnızca sağlık sistemi açısından değil, bölgedeki diğer insani sorunlarla birlikte de değerlendiriliyor.
Özellikle silahlı çatışmalar, insanların yaşadıkları bölgelerden göç etmek zorunda kalması, yoksulluk ve gıda güvensizliği salgınla mücadeleyi güçleştiren faktörler arasında bulunuyor.
DSÖ, Kongo Demokratik Cumhuriyeti hükümeti, Africa CDC ve diğer uluslararası ortaklarla birlikte salgının kontrol altına alınması için çalışmalarını sürdürüyor.
Laboratuvar test kapasitesinin günlük 3 bin teste çıkarıldığı, tedavi ve izolasyon kapasitesinin ise 49 sağlık tesisinde 1.300'ün üzerinde yatağa ulaştığı açıklandı.
Ebola Aşıları İçin Yeni Çalışmalar Sürüyor
Mevcut salgına neden olan Bundibugyo virüsüne karşı aşı geliştirme çalışmaları da hızlandırıldı. DSÖ'ye göre Bundibugyo virüsüne karşı geliştirilen iki yeni aşı İngiltere ve Kanada'da güvenlik testlerinden geçiriliyor.
Ayrıca Zaire ebolavirüsüne karşı onaylanmış bir aşı bulunuyor ancak bu aşının Bundibugyo virüsüne karşı ne ölçüde etkili olduğu henüz bilinmiyor.
DSÖ, üç aşının da Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde gerçekleştirilecek etkinlik çalışmalarına taşınması için hazırlık yapıyor. Bu çalışmaların ekim veya kasım aylarında başlaması planlanıyor.
Ebola İlk Kez 1976’da Tespit Edildi
Ebola virüsü ilk kez 1976 yılında günümüzde Güney Sudan ve Kongo Demokratik Cumhuriyeti sınırları içerisinde bulunan bölgelerde tespit edildi.
Hastalığın dünya çapında en fazla can kaybına yol açtığı dönemlerden biri ise 2014-2016 yıllarında Batı Afrika'da yaşandı. Gine, Liberya ve Sierra Leone başta olmak üzere bölgede on binlerce vaka kaydedildi ve 11 binden fazla kişi yaşamını yitirdi.
Kongo Demokratik Cumhuriyeti'ndeki mevcut salgın ise yayılma hızı nedeniyle sağlık otoritelerinin yakın takibinde bulunuyor. DSÖ, salgının yalnızca Kongo Demokratik Cumhuriyeti için değil, komşu ülkeler açısından da tehdit oluşturmaya devam ettiğini belirterek uluslararası desteğin artırılması çağrısında bulunuyor.




