Yeni eğitim döneminin başlamasıyla çocukların sınıf, servis, yemekhane ve yurt gibi kalabalık alanlarda daha fazla zaman geçirmesi bulaşıcı hastalık riskini yeniden gündeme getirdi. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Şenay Pir Zengi, el hijyeni, düzenli havalandırma ve hasta çocukların okula gönderilmemesi gibi önlemlerin yanı sıra aşı takvimindeki eksik dozların kontrol edilmesinin önemine dikkat çekti.
Okulların açılmasıyla birlikte çocuklar ve gençler yeniden kapalı ve kalabalık ortamlarda daha uzun süre bulunmaya başladı. Bu durum özellikle solunum yoluyla veya yakın temasla bulaşabilen enfeksiyonların yayılmasını kolaylaştırabiliyor.
Dr. Öğr. Üyesi Şenay Pir Zengi, ailelerin yeni eğitim döneminde hem günlük hijyen önlemlerine hem de çocukların aşı durumlarına dikkat etmesi gerektiğini belirtti.
Okullarda Hangi Hastalıklar Daha Kolay Yayılabilir?
Okul ve yurt gibi toplu yaşam alanlarında influenza, COVID-19, RSV, adenovirüs ve rinovirüs gibi solunum yolu enfeksiyonlarının görülebileceğini belirten Pir Zengi; boğmaca, kızamık, kızamıkçık, kabakulak ve suçiçeğine karşı da dikkatli olunması gerektiğini söyledi.
A grubu beta hemolitik streptokok, pnömokok ve meningokok enfeksiyonlarının da önemli olduğunu belirten Zengi, özellikle kalabalık yurt ortamlarında tüberkülozun bulaş açısından değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Toplu beslenme alanlarında hepatit A, rota ve norovirüs kaynaklı gastroenteritler ile salmonella gibi enfeksiyonlar da görülebiliyor.
Yakın temas ve ortak eşya kullanımı ise baş biti, uyuz, mantar enfeksiyonları, impetigo, bulaşıcı konjonktivit ve el-ayak-ağız hastalığının yayılmasını kolaylaştırabiliyor.
Ellerin En Az 20 Saniye Yıkanması Öneriliyor
Bulaşıcı hastalıklara karşı günlük hayatta uygulanabilecek basit önlemler büyük önem taşıyor.
Pir Zengi, çocukların ellerini su ve sabunla en az 20 saniye boyunca yıkaması gerektiğini belirtti. Suya erişimin mümkün olmadığı durumlarda ise alkol bazlı el antiseptikleri kullanılabilir.
Öksürme veya hapşırma sırasında mendil ya da dirsek içinin kullanılması, sınıfların ve yurt odalarının düzenli şekilde havalandırılması da öneriler arasında yer alıyor.
Havlu, tarak ve matara gibi kişisel eşyaların ortak kullanılmaması; okul ve yurtlarda güvenli su, gıda hijyeni ve el yıkama imkanlarının sağlanması da enfeksiyon riskini azaltabilecek önlemler arasında gösteriliyor.
Ateşli Çocuklar Okula Gönderilmemeli
Uzmanlar, hastalık belirtileri gösteren çocukların okula gönderilmesi konusunda da aileleri uyarıyor.
Ateşi bulunan çocukların ateş düşürücü kullanmadan en az 24 saat boyunca ateşsiz kalana kadar okula gönderilmemesi öneriliyor.
Yeterli uyku, dengeli beslenme ve çocukların sigara dumanından uzak tutulması da bağışıklık ve genel sağlık açısından önem taşıyor.
Pir Zengi, hijyen önlemlerinin değerli olduğunu ancak bunların aşıların sağladığı hastalığa özgü korumanın yerine geçmediğini vurguladı.
Eksik Aşılar Çocuk Büyüdü Diye Bırakılmamalı
Türkiye'nin Genişletilmiş Bağışıklama Programı kapsamında tüberküloz, hepatit A ve B, difteri, tetanoz, boğmaca, çocuk felci, Hib, pnömokok, kızamık, kızamıkçık, kabakulak ve suçiçeğine yönelik aşılar uygulanıyor.
Pir Zengi, aşı takviminde gecikme yaşanması durumunda "Artık çok geç" düşüncesiyle eksik dozların bırakılmaması gerektiğine dikkat çekti.
Uygun yakalama programlarıyla birçok eksik aşının tamamlanabileceğini belirten Zengi, okulların açıldığı dönemin aile hekimiyle birlikte çocukların aşı kartını kontrol etmek için uygun bir fırsat olduğunu söyledi.
Kızamık Aşısında İki Dozun Tamamlanmasına Dikkat
Okul döneminde özellikle 4-6 yaş arasındaki rapel dozlarının, ergenlik dönemindeki tetanoz-difteri pekiştirme aşılarının ve eksik KKK dozlarının gözden geçirilmesi öneriliyor.
Dünyada ve bölgede görülen kızamık vakaları nedeniyle kızamık, kızamıkçık ve kabakulak hastalıklarına karşı uygulanan KKK aşısının iki dozunun tamamlanmasının önemine dikkat çekiliyor.
Hepatit A aşısında da iki dozun tamamlanması gerektiği belirtilirken, ikinci dozun gecikmesi durumunda aşılama programına baştan başlanmasının gerekmediği ifade ediliyor.
Grip Aşısı Her Yıl Yenileniyor
Mevsimsel grip aşısının 6 aylıktan itibaren uygulanabildiğini belirten Pir Zengi, aşının her yıl yenilenmesi gerektiğini söyledi.
Koruyucu etkinin aşılamadan yaklaşık iki hafta sonra oluştuğunu ifade eden Zengi, ilk kez grip aşısı uygulanacak 6 ay-8 yaş arasındaki bazı çocuklarda en az dört hafta arayla iki doz gerekebildiğine dikkat çekti.
Meningokok ve HPV Aşıları İçin Hekim Değerlendirmesi
Türkiye'deki ulusal aşı takviminde bulunmayan meningokok aşılarının özellikle yurt gibi kalabalık ortamlarda yaşayacak gençlerde veya belirli risk gruplarında hekim değerlendirmesiyle ele alınabileceği belirtildi.
HPV aşısının ise rahim ağzı kanseri başta olmak üzere HPV ile ilişkili çeşitli kanserlere karşı koruyucu rolüne dikkat çekildi.
Pir Zengi, HPV aşısının erken yaşta uygulanmasının önemini vurgularken, uygun doz şemasının yaş ve kişisel sağlık durumuna göre değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Aşı Bilgisi İçin Sosyal Medya Yerine Sağlık Profesyonellerine Başvurun
Farklı aşıların uygun koşullarda aynı seansta uygulanabileceğini belirten Pir Zengi, hafif ve ateşsiz soğuk algınlığının da çoğu durumda aşılamayı ertelemek için tek başına neden olmadığını ifade etti.
Aşılarla ilgili soru veya tereddüt yaşayan ailelerin sosyal medyadaki doğrulanmamış bilgiler yerine çocuk hekimleri ve aile sağlığı merkezlerinden bilgi alması öneriliyor.
Yeni eğitim döneminin başlamasıyla birlikte ailelere çocuklarının aşı kartlarını kontrol etmeleri, eksik dozlar konusunda sağlık profesyonellerine danışmaları ve okul döneminde temel hijyen kurallarını ihmal etmemeleri çağrısı yapılıyor.




