Bacaklar Neden “İkinci Kalp” Olarak Tanımlanıyor? Uzmanından Bilimsel Açıklama

Bacaklar Neden “İkinci Kalp” Olarak Tanımlanıyor? Uzmanından Bilimsel Açıklama

Sosyal medyada son dönemde sıkça karşılaşılan “Bacaklar ikinci kalptir” ifadesinin bilimsel bir dayanağı bulunuyor. Türkiye Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Derneği Başkanı Doç. Dr. İbrahim Halil Erdem, güçlü bacak kaslarının yalnızca hareket kabiliyeti açısından değil, dolaşım sistemi, sağlıklı yaşlanma ve yaşam kalitesinin korunmasında da önemli görevler üstlendiğini belirtti.

Erdem’e göre özellikle bacak kaslarının hareket sırasında kasılıp gevşemesi, toplardamarlardaki kanın yeniden kalbe taşınmasına destek oluyor. Bu mekanizma, bacakların neden zaman zaman “ikinci kalp” şeklinde nitelendirildiğini de açıklıyor.

Bacak kasları dolaşım sistemine destek oluyor

Yürüme ve diğer fiziksel aktiviteler sırasında bacak kasları düzenli olarak kasılıp gevşiyor. Bu hareket, toplardamarlardaki kanın kalbe doğru ilerlemesine yardımcı oluyor. Doç. Dr. Erdem, güçlü bir kas yapısının dolaşım sisteminin daha verimli çalışmasına katkı sağladığını ifade ederek, bacak kaslarının öneminin yalnızca yürüme ve hareket etme yeteneğiyle sınırlandırılmaması gerektiğine dikkat çekti.

Yaşa bağlı kas kaybı önemli bir sağlık sorunu

Bacak ve genel kas sağlığının önemi yaş ilerledikçe daha da artıyor. Yaşa bağlı kas kaybı olarak tanımlanan sarkopeni, günümüzde yalnızca yaşlanmanın doğal sonuçlarından biri olarak değil, önemli bir sağlık sorunu olarak değerlendiriliyor.

Erdem'in verdiği bilgilere göre ileri yaştaki yetişkinlerin yaklaşık üçte birini etkileyebilen sarkopeni; düşme, kırık, fiziksel bağımlılık ve hastaneye yatış riskini artırabiliyor.

Kas kaybının etkileri fiziksel güçteki azalmayla da sınırlı kalmıyor. Sarkopenisi bulunan kişilerde bilişsel gerileme, depresyon ve kalp-damar hastalıklarına bağlı ölüm riskinin daha yüksek görülebildiği belirtiliyor.

“Egzersiz bir tedavidir, kişiye özel planlanmalı”

Kas sağlığını korumanın en önemli yollarından biri düzenli egzersiz olsa da uzmanlar, sosyal medyada görülen her egzersiz programının herkes için uygun olmadığı konusunda uyarıyor.

Özellikle ileri yaştaki veya kronik hastalığı bulunan kişilerin egzersize başlamadan önce fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzmanı tarafından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Erdem, kişinin kas kalitesi, sinir sistemi fonksiyonları ve fiziksel kapasitesinin dikkate alınması gerektiğini vurguladı.

Kontrolsüz ve kişinin kapasitesine uygun olmayan yoğun egzersizlerin yaralanmalara neden olabileceğine işaret eden Erdem, egzersizin de bir tedavi olduğunu ve dozunun, süresinin ve yönteminin kişiye özel belirlenmesi gerektiğini ifade etti.

Sağlıklı yaşlanma için kasları korumak gerekiyor

Kas kaybının önlenmesinde tek başına egzersizin yeterli olmayabileceğini belirten Doç. Dr. Erdem, üç temel noktaya dikkat çekti: düzenli hekim kontrolü, kişiye özel egzersiz programı ve yeterli protein alımı.

Bu unsurların birlikte değerlendirilmesi, özellikle ileri yaşlarda kas gücünün ve hareket kabiliyetinin korunmasına yardımcı olabiliyor.

Güçlü kasların bağımsız bir yaşam sürdürebilmenin de önemli unsurlarından biri olduğuna dikkat çeken Erdem, kasların yalnızca hareket etmeyi sağlamadığını; kişinin üretkenliğinin, bağımsızlığının ve yaşam kalitesinin korunmasında da önemli rol üstlendiğini vurguladı.

Bu nedenle “bacaklar ikinci kalptir” ifadesi gerçek anlamda ikinci bir kalbin varlığını anlatmasa da bacak kaslarının kan dolaşımına sağladığı destek nedeniyle bilimsel bir mekanizmaya dayanıyor.

Önceki Haber Dijital Obezite Tehlikesi: Fazla “Veri Kalorisi” Dikkat ve Odaklanmayı Etkiliyor
Benzer Haberler