Türkiye’de Obezite Oranı Yüzde 31,5’e Ulaştı

Türkiye’de Obezite Oranı Yüzde 31,5’e Ulaştı

Aile Hekimleri Derneği Başkanı Dr. Şenol Atakan, Türkiye’de 15 yaş üzerindeki bireylerde obezite sıklığının yüzde 31,5 seviyesine ulaştığını belirtti. Yanlış beslenme alışkanlıkları ve yetersiz fiziksel aktivitenin obezitenin başlıca nedenleri arasında yer aldığına dikkat çekildi.

Dünya genelinde giderek yaygınlaşan obezite, Türkiye’de de önemli halk sağlığı sorunlarından biri olmayı sürdürüyor. Vücutta aşırı yağ birikimiyle ortaya çıkan obezite, yaşam kalitesini etkileyebildiği gibi birçok kronik hastalık açısından da risk oluşturabiliyor.

Aksaray Aile Hekimleri Derneği Başkanı Dr. Şenol Atakan, Türkiye’deki obezite oranlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak özellikle sağlıksız beslenme ve hareketsiz yaşam tarzına dikkat çekti.

Obezitede beslenme ve hareketsizlik öne çıkıyor

Obezitenin son yıllarda ciddi şekilde yaygınlaştığını belirten Atakan, yanlış ve aşırı beslenmenin yanı sıra fiziksel aktivite yetersizliğinin en önemli risk faktörleri arasında bulunduğunu ifade etti. Obezitenin değerlendirilmesinde yaygın olarak beden kitle indeksinden (BKİ) yararlanılıyor. Genel kabul gören sınıflandırmaya göre BKİ’nin 30 ve üzerinde olması obezite olarak değerlendiriliyor.

Atakan, obezitenin tek başına kilo problemi olarak görülmemesi gerektiğini, beraberinde çeşitli metabolik ve kronik sağlık sorunlarının da ortaya çıkabileceğini belirtti.

15 yaş üzerindeki her üç kişiden yaklaşık biri obez

Türkiye Beslenme ve Sağlık Araştırması verilerine değinen Atakan, 15 yaş üzerindeki nüfusta obezite sıklığının yüzde 31,5 olduğunu söyledi. Kadınlarda obezite oranının yüzde 40 seviyelerinde, erkeklerde ise yaklaşık yüzde 25 düzeyinde olduğunu ifade eden Atakan, fazla kilolu bireylerin oranının da yüksek olduğuna dikkat çekti.

Bu veriler, obezite ve fazla kilonun toplum sağlığı açısından mücadele edilmesi gereken önemli konular arasında bulunduğunu ortaya koyuyor.

Çocukluk dönemindeki beslenme alışkanlıkları önemli

Obezitenin önlenmesinde yaşamın ilk yıllarındaki beslenmenin önemine değinen Atakan, anne sütüyle beslenmenin ilerleyen yıllardaki obezite riski açısından koruyucu bir faktör olabileceğini belirtti.

Sağlıklı beslenme alışkanlıklarının küçük yaşlardan itibaren kazandırılması ve fiziksel aktivitenin günlük yaşamın bir parçası haline getirilmesi, obeziteyle mücadelede önemli unsurlar arasında gösteriliyor.

Obezite birçok sağlık sorunuyla ilişkili

Atakan, obezitenin insülin direnci, hipertansiyon, yüksek kan yağları, koroner arter hastalıkları ve uyku apnesi gibi birçok sağlık sorunuyla ilişkili olduğunu ifade etti. Bazı kanser türleri açısından da obezitenin önemli bir risk faktörü olabileceğine dikkat çekti.

Son dönemde beslenme ve kilo sorunları nedeniyle sağlık kuruluşlarına başvuranların sayısında artış gözlemlediklerini aktaran Atakan, vatandaşların sağlık durumlarının değerlendirilmesi için öncelikle aile hekimlerine başvurabileceğini ve gerekli görülmesi halinde ilgili uzmanlara yönlendirilebileceğini söyledi.

Önceki Haber Yaz Aylarında Boğaz Enfeksiyonuna Davetiye Çıkaran 7 Hata
Sonraki Haber Uzmanından D Vitamini Uyarısı: Kontrolsüz Yüksek Doz Böbreklere Zarar Verebilir
Benzer Haberler