Yeni bir yıl, yalnızca takvim yapraklarının değişmesi değil; aynı zamanda yaşam alışkanlıklarını gözden geçirmek ve daha sağlıklı bir hayata adım atmak için önemli bir fırsat sunuyor. Uzmanlara göre 2026, kısa süreli motivasyonlarla değil; bedeni, zihni ve günlük rutini kapsayan kalıcı değişimlerle anlam kazanabilir.
Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuba Sungur, İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Talha Özdoğan ve Klinik Psikolog Aycan Koç, yeni yılda sağlıklı yaşamı sürdürülebilir hale getirmek isteyenler için dikkat edilmesi gereken temel noktalara değindi.
Sağlıklı beslenmede gerçekçi hedefler önemli
Beslenme alışkanlıklarını kalıcı şekilde değiştirmek isteyenlerin öncelikle ulaşılabilir hedefler belirlemesi gerektiğini vurgulayan Diyetisyen Tuba Sungur, küçük ama düzenli adımların uzun vadede büyük fark yarattığını belirtti. Günlük yeterli su tüketimi, öğün atlamamak, her öğünde sebzeye yer vermek ve haftada birkaç gün yürüyüş yapmak gibi hedeflerle başlanabileceğini ifade etti.
Sungur, haftalık yemek planı oluşturmanın ve alışverişi bu plana göre yapmanın süreci kolaylaştırdığını belirtirken, etiket okuma alışkanlığının da sağlıklı beslenmenin temel taşlarından biri olduğunu söyledi. Aşırı kısıtlamalar yerine denge kurulması gerektiğini vurgulayan Sungur, ideal tabak modelini şu şekilde özetledi: Tabağın yarısı sebze, dörtte biri protein ve kalan kısmı kompleks karbonhidratlardan oluşmalı. Yemeğe sebzeyle başlanması, karbonhidratın ise en sona bırakılması öneriliyor.
Şok diyetlere ve kısa vadeli çözümlere dikkat
Kilo verme sürecinde yapılan en yaygın hatalara da değinen Sungur, hızlı kilo kaybı vaat eden şok diyetler, sosyal medyada sıkça görülen detoks ve kürlerin sağlıklı olmadığını ifade etti. Aç kalarak ya da çok düşük kalorili diyetlerle zayıflamaya çalışmanın sürdürülebilir olmadığını belirten Sungur, asıl hedefin yaşam tarzı değişikliği olması gerektiğini söyledi.
Check-up sadece test değil, sağlık yönetimi
İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Talha Özdoğan ise check-up kavramının yalnızca tahlil yaptırmak olarak görülmemesi gerektiğine dikkat çekti. Düzenli sağlık kontrollerinin süreklilik gerektirdiğini vurgulayan Özdoğan, özellikle ailesinde erken yaşta kalp hastalığı, kanser ya da kronik rahatsızlık bulunan bireyler için check-up’ın hayati öneme sahip olduğunu belirtti.
Özdoğan, klinik pratikte sık karşılaşılan gizli şeker ve maskelenmiş hipertansiyon gibi sinsi sağlık sorunlarının bazen yalnızca fizik muayene ile fark edilebildiğini söyledi. “Her zaman rakamlar konuşmaz; muayene konuşur” diyen Özdoğan, erken tanının hayat kurtarıcı olabileceğine dikkat çekti.
Hareket ve uyku sağlığın temel taşları
Sağlıklı yaşam için spor salonuna gitmenin şart olmadığını belirten Özdoğan, günlük hayata eklenen düzenli hareketin yeterli olabileceğini ifade etti. Kardiyo ve direnç egzersizlerinin dengeli şekilde yapılmasının önemine değinen Özdoğan, kaliteli uykunun ise vücudun kendini yenilediği en kritik zaman dilimi olduğunu vurguladı.
Yeni yıl hedeflerinde motivasyon tuzağı
Klinik Psikolog Aycan Koç, yeni yıl hedeflerinde yapılan en büyük hatanın yalnızca motivasyona güvenmek olduğunu belirtti. Bir hedefin kişiye yük gibi geliyorsa sürdürülebilir olmayacağını ifade eden Koç, “Büyüten hedef davranışa dönüşür, borçlandıran hedef ise kısa sürede terk edilir” dedi.
Ruh sağlığını güçlendiren üç küçük alışkanlık
Koç’a göre ruh sağlığını desteklemek için büyük değişimlere değil, küçük ama düzenli alışkanlıklara odaklanmak gerekiyor. Bunları; gün içinde duyguların farkına varmak, mikro kararlar almak ve ilişkilerde netlik sağlamak olarak sıralayan Koç, gün içinde en az bir kez “Şu an ne hissediyorum?” sorusunu sormanın sinir sistemini dengelediğini ifade etti. Uzmanlara göre 2026’da sağlıklı yaşam; mükemmel planlardan değil, istikrarlı ve bilinçli adımlardan geçiyor.




