Meral Sönmezoğlu, hantavirüsle ilgili merak edilen sorulara açıklık getirdi. Virüsün temel olarak kemirgenler aracılığıyla bulaştığını belirten Sönmezoğlu, insandan insana yayılımın son derece sınırlı olması nedeniyle geniş çaplı bir pandemi riskinin düşük olduğunu söyledi.
Hantavirüs Nasıl Ortaya Çıktı?
Prof. Dr. Meral Sönmezoğlu, hantavirüslerin Bunyaviridae ailesine ait zarflı RNA virüsleri olduğunu belirterek, bugüne kadar yaklaşık 40 farklı hantavirüs türünün tanımlandığını ifade etti. Bu türlerden en az 22’sinin insanlarda hastalık oluşturabildiği biliniyor.
Virüsün adını ilk kez izole edildiği Hantaan Nehri’nden aldığını belirten Sönmezoğlu, hastalığın özellikle Kore Savaşı sırasında dikkat çektiğini söyledi. O dönemde yüksek ateş, kanama ve böbrek yetmezliği görülen askerlerde hastalığın yaygın şekilde tespit edildiğini aktardı.
Böbrek Yetmezliği ve Solunum Problemleri Görülebiliyor
Uzmanlara göre hantavirüs, coğrafi bölgelere göre farklı klinik tablolar oluşturabiliyor. Amerika kıtasında görülen Hantavirüs Kardiyopulmoner Sendromu (HCPS), daha çok akciğer tutulumu ve solunum yetmezliğiyle öne çıkarken; Avrupa ve Asya’da yaygın görülen Renal Sendromla Seyreden Hemorajik Ateş (HFRS) ise böbrek tutulumu ve kanama bozukluklarıyla kendini gösteriyor.
Prof. Dr. Sönmezoğlu, Türkiye’de görülen vakaların çoğunlukla böbrek tutulumunun ön planda olduğu HFRS tipiyle uyumlu olduğunu belirtti.
Bulaş Riski Özellikle Kapalı Alanlarda Artıyor
Hantavirüsün enfekte kemirgenlerin idrarı, dışkısı veya tükürüğüyle çevreye yayıldığını ifade eden Sönmezoğlu, kuruyan partiküllerin havaya karışarak solunum yoluyla insanlara bulaşabildiğini söyledi. Özellikle kapalı ve havalandırılmayan alanların temizlenmesi sırasında bulaş riskinin arttığı vurgulandı.
Çiftçilik, ormancılık, depo ve ahır gibi alanlarda çalışan kişilerin risk grubunda yer aldığı belirtilirken, uzun süre kullanılmayan kapalı alanları temizleyen kişilerin de dikkatli olması gerektiği ifade edildi.
“İnsandan İnsana Bulaş Çok Nadir”
Uzmanlar, hantavirüslerin genel olarak insanlar arasında yayılmadığını belirtiyor. Ancak Güney Amerika’da görülen Andes virüsü türünde nadir de olsa insandan insana bulaş vakalarının kaydedildiği aktarıldı. Bu bulaşların genellikle uzun süreli yakın temas sonucu ortaya çıktığı ifade edildi.
Belirtiler Haftalar Sonra Ortaya Çıkabiliyor
Hastalık belirtilerinin virüse maruz kalındıktan 1 ila 8 hafta sonra görülebileceğini söyleyen Prof. Dr. Sönmezoğlu, erken dönemde ateş, baş ağrısı, kas ağrısı, bulantı ve karın ağrısının ortaya çıkabileceğini belirtti. İleri vakalarda ise nefes darlığı, akciğer ödemi, düşük tansiyon ve böbrek yetmezliği gelişebileceği ifade edildi.
Özel Tedavi ve Aşı Bulunmuyor
Hantavirüs için şu an onaylanmış özel bir antiviral tedavi veya aşının bulunmadığını belirten uzmanlar, tedavinin tamamen destekleyici yöntemlerle sürdürüldüğünü kaydetti. Solunum desteği, sıvı dengesi takibi ve yoğun bakım uygulamalarının ağır vakalarda önemli olduğu vurgulandı.
Türkiye’de Vakalar 2009’dan Beri Görülüyor
Türkiye’de hantavirüs vakalarının ilk kez 2009 yılında kayıtlara geçtiğini belirten Sönmezoğlu, 2009-2025 yılları arasında yıllık vaka sayılarının 4 ile 58 arasında değiştiğini açıkladı.
Korunmak İçin Nelere Dikkat Edilmeli?
Uzmanlar, hantavirüsten korunmanın en etkili yolunun kemirgenlerle teması azaltmak olduğunu belirtiyor. Yaşam alanlarının temiz tutulması, gıdaların güvenli şekilde saklanması, kapalı alan temizliği öncesi ortamın nemlendirilmesi ve el hijyenine dikkat edilmesi öneriliyor.




