Sağlık Bakanlığı, iklim değişikliğinin insan sağlığı üzerindeki etkilerini daha etkin şekilde takip edebilmek amacıyla dijital izleme ve analiz çalışmalarını genişletiyor. Bakanlık, çevresel risklerin belirlenmesi, su kalitesinin izlenmesi ve iklim kaynaklı sağlık sorunlarının değerlendirilmesi için çeşitli projeleri hayata geçiriyor.
İklim Değişikliğinin Sağlığa Etkileri Yakından Takip Edilecek
Bakanlık tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında iklim değişikliğiyle bağlantılı sağlık risklerinin tespit edilmesi ve bu risklere karşı önleyici politikaların geliştirilmesi hedefleniyor. Bu doğrultuda, Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren İklim Değişikliği ve Sağlık Bilimsel Danışma Kurulu koordinasyonunda çalışmalar sürdürülüyor.
Uzman ekipler, iklim değişikliğine bağlı olarak ortaya çıkabilecek hastalıkları belirlemek ve önceliklendirmek için kapsamlı analizler gerçekleştiriyor.
Çevresel Veriler Dijital Ortamda İzleniyor
Sağlık Bakanlığı, çevre sağlığı alanındaki çalışmalarını dijital sistemlerle desteklemeye devam ediyor. İçme ve kullanma suları, ambalajlı sular, yüzme alanları, yüzme havuzları ve kaplıca sularının kalite kontrolleri düzenli olarak yapılıyor.
Bu kapsamda elde edilen veriler, Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü tarafından geliştirilen Çevre Sağlığı Bilgi Sistemi (ÇSBS) üzerinden elektronik ortamda takip ediliyor.
Su Kalitesi Tek Merkezden Kontrol Ediliyor
Geçtiğimiz yıl güncellenen ÇSBS sayesinde su kaynakları, depolar, şebeke sistemleri, numune alma noktaları ve analiz sonuçları merkezi bir sistem üzerinden izlenebiliyor.
Mobil uygulama entegrasyonuyla birlikte saha ekipleri tarafından alınan su numuneleri anlık olarak sisteme aktarılıyor ve analiz süreçleri eş zamanlı takip edilebiliyor. Böylece çevresel risklere daha hızlı müdahale edilmesi amaçlanıyor.
Yüzme Sularında Düzenli Kalite Denetimi Yapılıyor
Türkiye genelinde deniz ve göl kıyısına sahip 35 ilde her yıl yüzme suyu kalitesine yönelik mikrobiyolojik incelemeler gerçekleştiriliyor. Belirlenen noktalardan 15 günde bir alınan numuneler laboratuvar ortamında analiz edilerek yüzme alanlarının sağlık açısından uygunluğu değerlendiriliyor.
Yüzme Alanlarının Büyük Bölümü Yüksek Kaliteye Sahip
2025 yılı verilerine göre Türkiye’deki yüzme alanlarının yüzde 82’si “mükemmel”, yüzde 11’i “iyi”, yüzde 4’ü ise “yeterli” kalite kategorisinde yer aldı. Böylece yüzme alanlarının yüzde 93’ü iyi ve üzeri kalite seviyesine ulaşmış oldu.
Mavi Bayraklı Plaj Sayısı Artıyor
Türkiye'nin çevre ve yüzme suyu kalitesindeki başarısı mavi bayraklı plaj sayılarına da yansıdı. Bu yıl mavi bayraklı yüzme alanı sayısı 577’den 580’e yükseldi. Türkiye, bu alanda İspanya ve Yunanistan'ın ardından dünyada üçüncü sıradaki konumunu korudu.
İllere göre mavi bayraklı alan sayıları ise şöyle sıralandı:
- Antalya: 232
- Muğla: 113
- İzmir: 60
- Balıkesir: 45
- Aydın: 39
Vatandaşlar Verilere İnternet Üzerinden Ulaşabiliyor
Yüzme suyu kalitesine ilişkin güncel bilgiler vatandaşlarla çevrim içi olarak paylaşılıyor. Yüzme alanlarının konumları, analiz sonuçları, kalite sınıflandırmaları ve güvenlik bilgileri, Sağlık Bakanlığı tarafından hizmete sunulan sistem üzerinden takip edilebiliyor.
Bakanlık, dijital izleme altyapısını geliştirerek hem çevresel risklerin hem de iklim değişikliğinin sağlık üzerindeki etkilerinin daha etkin şekilde yönetilmesini hedefliyor.




