Skolyozun yalnızca ergenlik dönemine özgü bir rahatsızlık olmadığına dikkat çeken Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Nurullah Ermiş, hastalığın yeni doğan döneminden ileri yaşlara kadar her yaş grubunda görülebileceğini söyledi. Ermiş, dijital cihaz kullanımının skolyozu doğrudan başlatmadığını ancak mevcut eğriliğin ilerlemesini hızlandırabileceğini vurguladı.
Skolyoz Her Yaşta Ortaya Çıkabiliyor
Prof. Dr. Ermiş’e göre skolyoz; anne karnında omurga gelişimi sırasında oluşan yapısal bozukluklar, hızlı büyüme dönemleri veya ileri yaşta kemik erimesi gibi farklı nedenlerle ortaya çıkabiliyor. En sık görülen tür ise 10–20 yaş aralığında, hızlı boy uzaması döneminde görülen ve belirgin bir nedeni olmayan adölesan idiopatik skolyoz. Bu grup, vakaların yaklaşık yüzde 80’ini oluşturuyor.
Skolyozun başlıca türleri ise şu şekilde sıralanıyor:
- Konjenital skolyoz: Doğuştan gelen omurga gelişim bozuklukları
- Nöromüsküler skolyoz: Sinir ve kas hastalıklarına bağlı gelişen eğrilikler
- Dejeneratif skolyoz: İleri yaşta kemik yıpranması ve kireçlenmeye bağlı
Neden Kız Çocuklarında Daha Sık Görülüyor?
Adölesan idiopatik skolyozun büyük çoğunluğunun kız çocuklarında görüldüğünü belirten Prof. Dr. Ermiş, bunun güçlü bir genetik yatkınlıkla ilişkili olduğunu ifade etti. Omurganın simetrik büyüyememesi eğriliğe yol açabiliyor.
Skolyoz ile Kamburluk Karıştırılmamalı
Prof. Dr. Ermiş, omurgadaki iki farklı eğrilik tipine dikkat çekti:
- Önden bakıldığında sağa-sola eğilme: Skolyoz
- Yandan bakıldığında öne eğilme: Kifoz (kamburluk)
Telefon, tablet ve bilgisayar kullanımının daha çok kamburluğa neden olduğunu belirten Ermiş, “Skolyozu başlatmaz ancak başlamış bir eğriliğin ilerlemesini hızlandırabilir” dedi. Uzun süre öne eğik pozisyonda oturmak, hareketsizlik, tek taraflı çanta taşıma ve tek yönlü sporlar da ilerlemeyi tetikleyebiliyor.
Erken Tanı Hayati Önem Taşıyor
Skolyozun erken dönemde fark edilmesinin zor olduğunu belirten Ermiş, ailelerin özellikle kız çocuklarında belirtileri gözden kaçırabildiğini söyledi.
Dikkat edilmesi gereken işaretler şunlar:
- Omuz seviyelerinin eşit olmaması
- Leğen kemiklerinde asimetri
- Bel çukurlarının farklı görünmesi
- Kaburgalarda çıkıntı
- Pantolon ya da etek boyunun bir tarafta kısa görünmesi
Tedavi Eğrilik Derecesine Göre Belirleniyor
Tanı, röntgen ile omurgadaki eğrilik derecesinin ölçülmesiyle konuluyor. Tedavi planı ise çocuğun yaşı ve büyüme potansiyeline göre şekilleniyor:
- 20 dereceye kadar: Egzersiz ve yaşam tarzı düzenlemesi
- 20–40 derece: Egzersiz ve korse
- 45 derece ve üzeri: Cerrahi müdahale
Prof. Dr. Ermiş, 45 derecenin üzerindeki eğriliklerde iç organların etkilenmeye başlayabileceğini, 60 derecede akciğerin, 80 derecede ise kalbin risk altına girdiğini belirtti.
Yeni Cerrahi Yöntem: İpli Skolyoz
Klasik ameliyatlarda omurganın titanyum çubuklarla sabitlendiğini hatırlatan Ermiş, “ipli skolyoz” (vertebral body tethering) yönteminin omurgayı kilitlemeden esnek biçimde yönlendirdiğini söyledi.
Bu yöntemde omurgaya vidalar yerleştiriliyor ancak çubuk yerine özel bir ip sistemi kullanılıyor. Geniş kesi yapılmadan, kamera yardımıyla göğüs kafesi içinden müdahale ediliyor. Böylece omurga hareket kabiliyetini büyük ölçüde koruyor. Korse kullanımının çocuklar için psikolojik olarak zorlayıcı olduğunu belirten Ermiş, ipli yöntemin doğru hastalarda önemli avantajlar sunduğunu ancak ileri teknoloji ve deneyim gerektirdiğini ifade etti.




