DSÖ'den Çocukluk Çağı Obezitesi Uyarısı: 170 Milyon Çocuk Obeziteyle Yaşıyor

DSÖ'den Çocukluk Çağı Obezitesi Uyarısı: 170 Milyon Çocuk Obeziteyle Yaşıyor

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), çocukluk çağı obezitesine ilişkin yayımladığı yeni raporda, dünya genelinde 5-19 yaş grubundaki 170 milyon çocuk ve ergenin obeziteyle yaşadığını açıkladı. Son 34 yılda çocuk ve ergenlerde obezite yaygınlığının dört katına çıktığını belirten DSÖ, erken müdahale, sağlıklı beslenme, fiziksel aktivite ve psikolojik desteğin önemine dikkat çekti.

Dünya genelinde çocukluk çağı obezitesi giderek büyüyen bir halk sağlığı sorunu olmaya devam ediyor. Dünya Sağlık Örgütü tarafından yayımlanan yeni rapor, çocuk ve ergenlerde obezitenin ulaştığı boyutu ve hastalığın yönetiminde izlenmesi gereken yöntemleri ortaya koydu.

DSÖ'nün çocukluk ve ergenlik dönemindeki obeziteye yönelik hazırladığı ilk kapsamlı bakım kılavuzuna ilişkin raporda, sağlık sistemlerinin erken teşhis ve kanıta dayalı tedavi yöntemlerine erişimi artırması gerektiği vurgulandı.

Raporda ayrıca obezitenin yalnızca fiziksel sağlıkla sınırlı olmadığı, çocukların psikolojik gelişimini, eğitim hayatını ve sosyal ilişkilerini de etkileyebildiği belirtildi.

Dünyada 170 Milyon Çocuk ve Ergen Obeziteyle Yaşıyor

Dünya Sağlık Örgütü'nün açıkladığı 2024 yılı verilerine göre, dünya genelinde 5-19 yaş arasındaki 170 milyon çocuk ve ergen obeziteyle yaşıyor.

Bu grubun 70 milyonunu 5-9 yaş arasındaki çocuklar, 100 milyonunu ise 10-19 yaş grubundaki ergenler oluşturuyor.

DSÖ verileri, çocukluk ve ergenlik dönemindeki obezite yaygınlığının 1990 yılından bu yana önemli ölçüde arttığını gösteriyor.

1990 yılında yüzde 2 seviyesinde bulunan obezite yaygınlığı, 2024 itibarıyla yüzde 8'e yükseldi.

Böylece söz konusu yaş grubunda obezite oranı yaklaşık 34 yılda dört katına çıkmış oldu.

Çocukluk Çağı Obezitesi Hangi Hastalıklara Yol Açabilir?

DSÖ raporunda obezitenin kronik ve tekrarlayıcı özellik taşıyan, uygun sağlık hizmetleriyle yönetilebilen bir hastalık olduğu belirtildi.

Çocukluk döneminde başlayan obezitenin sağlık üzerindeki olumsuz etkilerinin erken yaşlarda ortaya çıkabileceğine dikkat çekildi.

Rapora göre obezite, ilerleyen dönemlerde tip 2 diyabet ve kalp-damar hastalıkları gibi bulaşıcı olmayan kronik hastalıkların gelişme riskini artırabiliyor.

Bu nedenle çocukların büyüme ve gelişme süreçlerinin düzenli olarak takip edilmesi, obezitenin erken dönemde değerlendirilmesi açısından önem taşıyor.

DSÖ, çocukluk çağı obezitesinin önlenmesi ve yönetilmesinde yalnızca kilo değişimine değil, genel sağlık durumuna ve yaşam kalitesine de odaklanılması gerektiğini vurguluyor.

DSÖ'den Çocuklarda Obezite Tedavisine İlişkin Yeni Öneriler

Dünya Sağlık Örgütü, çocukluk ve ergenlik dönemindeki obezitenin yönetimi için sağlık çalışanlarına yönelik yeni öneriler yayımladı.

Raporda, yapılandırılmış beslenme programları, düzenli fiziksel aktivite ve sürdürülebilir davranış değişikliklerini içeren müdahalelerin güçlü biçimde önerildiği belirtildi.

Bu uygulamaların bireysel olarak veya çok yönlü sağlık programlarının bir parçası şeklinde gerçekleştirilebileceği ifade edildi.

DSÖ, çocukların yaşlarına, gelişim düzeylerine ve bireysel ihtiyaçlarına uygun sağlık hizmetlerine erişebilmesinin önemine dikkat çekti.

Dijital sağlık uygulamalarının ise belirli koşullar altında, ebeveynlerin veya bakım veren kişilerin gözetiminde destekleyici araç olarak kullanılabileceği kaydedildi.

Çocuklarda Zayıflama İlaçları ve Obezite Ameliyatları Öneriliyor mu?

DSÖ'nün yeni kılavuzunda çocuk ve ergenlerde ilaç tedavisi ile cerrahi müdahalelerin kullanımına ilişkin değerlendirmelere de yer verildi.

Rapora göre 0-9 yaş grubundaki çocuklarda obezite tedavisi amacıyla ilaç kullanımı, bariatrik cerrahi veya kilo verme cihazları önerilmiyor.

10-19 yaş grubundaki ergenlerde ise onaylı ilaçlarla tedavi, sağlık uzmanlarının gözetiminde uygulanan kapsamlı yaşam tarzı programlarından yeterli sonuç alınamadığında değerlendirilebiliyor.

Şiddetli obezitesi bulunan ergenlerde bariatrik cerrahi seçeneğinin de yalnızca belirli ve sıkı koşullar altında ele alınabileceği belirtildi.

DSÖ, bu tür tedavi kararlarının uzman sağlık ekipleri tarafından bireysel değerlendirmeler doğrultusunda verilmesi gerektiğine işaret etti.

Çocukluk Çağı Obezitesi Ruh Sağlığını da Etkileyebiliyor

Dünya Sağlık Örgütü, çocukluk ve ergenlik dönemindeki obezitenin psikolojik ve sosyal etkilerine de dikkat çekti.

Raporda, obeziteyle yaşayan çocukların akran zorbalığı, dışlanma ve ayrımcılık gibi olumsuz deneyimlerle karşılaşabildiği belirtildi.

Bu durumların çocukların öz güvenini, sosyal ilişkilerini ve duygusal gelişimini etkileyebileceği ifade edildi.

Kaygı, depresyon, düşük öz saygı ve duygusal düzenleme güçlüklerinin de beslenme davranışları ve fiziksel aktivite üzerinde etkili olabileceği vurgulandı.

DSÖ, obezite ve ruh sağlığı sorunlarının birbirinden bağımsız değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek sağlık çalışanlarının her iki alanı birlikte ele almasını önerdi.

Ailelerin ve Sağlık Çalışanlarının Rolü Büyük

Çocukluk çağı obezitesinin yönetiminde ailelerin, bakım veren kişilerin ve sağlık çalışanlarının ortak yaklaşımının önemli olduğu belirtildi.

DSÖ raporunda, çocukların gelişim dönemlerine uygun, kapsayıcı ve aile odaklı sağlık hizmetlerinin sunulması gerektiği ifade edildi.

Özellikle obeziteyle ilişkili damgalama ve zorbalığın önlenmesi, çocukların psikolojik sağlığının korunması açısından öncelikli konular arasında gösterildi.

Sağlık çalışanlarının çocukların yalnızca fiziksel ölçümlerini değil, duygusal durumlarını ve sosyal yaşamlarını da değerlendirmesi gerektiği vurgulandı.

DSÖ: Obezite Tedavisinin Temeli İlaç veya Ameliyat Değil

Dünya Sağlık Örgütü Beslenme ve Gıda Güvenliği Departmanı Direktörü Dr. Luz Maria De Regil, çocukluk çağı obezitesinin yönetiminde önceliğin kapsamlı yaşam tarzı desteği olması gerektiğini belirtti.

Regil, çocuklar ve ergenler için obezite bakımının temelini ilaçların veya cerrahi işlemlerin değil, sağlıklı beslenme, fiziksel aktivite ve kalıcı davranış değişikliklerinin oluşturduğunu ifade etti.

Her çocuğun erken yaşlardan itibaren nitelikli sağlık hizmetlerine ulaşabilmesinin önemini vurgulayan Regil, destekleyici yaşam ortamlarının oluşturulması gerektiğini söyledi.

Çocukların sağlıklı büyüme ve gelişmelerini sürdürebilmeleri için ailelerin, sağlık sistemlerinin ve toplumun birlikte hareket etmesinin önemine dikkat çekti.

Çocukluk Çağı Obezitesiyle Mücadelede Erken Müdahale Önem Taşıyor

Dünya Sağlık Örgütü'nün yayımladığı yeni rapor, çocukluk ve ergenlik dönemindeki obezitenin küresel ölçekte önemli bir sağlık sorunu haline geldiğini ortaya koydu.

1990 yılından bu yana obezite yaygınlığının dört katına çıkması, çocukların sağlıklı büyüme ve gelişmelerini destekleyen politikaların önemini artırıyor.

DSÖ, obezitenin önlenmesi ve yönetilmesinde erken değerlendirme, kanıta dayalı sağlık hizmetleri, sağlıklı yaşam alışkanlıkları ve psikolojik desteğin birlikte uygulanması gerektiğini vurguluyor.

Uzman sağlık ekiplerinin rehberliğinde yürütülen, çocuğun gelişimsel ihtiyaçlarını gözeten ve damgalamadan uzak yaklaşımlar, obeziteyle yaşayan çocukların uzun vadeli sağlık ve yaşam kalitesini desteklemede önemli rol oynuyor. 

Önceki Haber Stres Kulağa Vurur mu? Uzmanı Kulak Çınlaması ile Stres Arasındaki Bağlantıyı Anlattı
Sonraki Haber Tükenmişlik Sendromu Aileyi de Etkiliyor! Uzmanından 4 Öneri
Benzer Haberler