Araştırma Ortaya Koydu: Her 6 Kadından Biri Doğum Sonrası Depresyon Yaşıyor

Araştırma Ortaya Koydu: Her 6 Kadından Biri Doğum Sonrası Depresyon Yaşıyor

90 ülkeyi kapsayan kapsamlı bir araştırma, doğum sonrası depresyonun dünya genelinde önemli bir halk sağlığı sorunu olmaya devam ettiğini ortaya koydu. Araştırmaya göre, majör depresyon vakalarının görülme sıklığı doğumdan sonraki ikinci haftada en yüksek seviyeye ulaşıyor. Uzmanlar ise birçok annenin yaşadığı belirtilere rağmen profesyonel destek almadığına dikkat çekiyor.

2 Milyondan Fazla Kadının Verileri İncelendi

Queensland Üniversitesi tarafından yürütülen araştırmada, 90 ülkeden 2 milyondan fazla kadın ve kız çocuğunu kapsayan 780 bilimsel çalışma analiz edildi.

Araştırma sonuçlarına göre:

  • Genel kadın nüfusunda majör depresyon görülme oranı yüzde 4,3 olarak belirlendi.
  • Bu oran gebelik döneminde yüzde 6,2'ye yükseldi.
  • Doğumdan sonraki ilk 12 ayda ise yüzde 6,8 seviyesine ulaştı.

Bilim insanları, depresyon belirtilerinin özellikle doğumdan sonraki ilk iki haftada daha sık görüldüğünü vurguluyor.

Her 6-7 Kadından Biri Risk Altında

Klinik Psikolog Aleyna Damla Özcan, doğum sonrasında hormon seviyelerinde yaşanan ani değişimlerin, uykusuzluk ve annelik sürecine uyum çabasıyla birleşerek ruh sağlığını olumsuz etkileyebildiğini belirtti.

Özcan, araştırmaların dünya genelinde yaklaşık her 6-7 kadından birinin doğum sonrası depresyon yaşadığını gösterdiğini ifade ederek, gebelik öncesinde tedavi edilmeyen ruhsal sorunların bu dönemde daha ağır seyredebildiğini söyledi.

"Baby Blues" ile Karıştırılmamalı

Uzmanlara göre doğum sonrası yaşanan kısa süreli duygusal dalgalanmalar, halk arasında "baby blues" olarak bilinen geçici bir süreç olabilir. Ancak sürekli mutsuzluk, ağlama isteği, ilgi kaybı ve uyku bozuklukları gibi belirtilerin iki haftadan uzun sürmesi durumunda profesyonel destek alınması büyük önem taşıyor.

Uzmanlar Destek Almanın Önemine Dikkat Çekiyor

Doğum sonrası depresyonun yalnızca annenin ruh sağlığını değil, anne ile bebek arasındaki güvenli bağlanma sürecini de olumsuz etkileyebileceğini belirten Özcan, birçok kadının toplumsal baskılar ve önyargılar nedeniyle psikolojik destek aramaktan çekindiğini söyledi.

"Mükemmel anne" algısının gerçekçi olmadığını vurgulayan Özcan, yeni annelerin ihtiyaç duyduklarında eşlerinden ve yakın çevrelerinden destek istemeleri gerektiğini belirtti. Ayrıca sosyal medyada idealize edilen annelik paylaşımlarının gerçek yaşamı yansıtmadığını hatırlatarak, kıyaslama yapmanın ruh sağlığı üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğine dikkat çekti.

Önceki Haber Gece Sık İdrara Kalkmak Ciddi Hastalıkların Habercisi Olabilir
Sonraki Haber Uzmandan Kırmızı Meyve Uyarısı: Düzenli Tüketim Kanser Riskinin Azaltılmasına Katkı Sağlayabilir
Benzer Haberler