İdrar kaçırma, sık idrara çıkma ve ani tuvalet ihtiyacı gibi pelvik taban sorunlarının toplumda yaygın görülmesine rağmen çoğu zaman normal kabul edildiğini belirten Acıbadem Bayındır Kavaklıdere Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Selver Özge Şefik, bu şikâyetlerin büyük bölümünün uygun tedaviyle kontrol altına alınabileceğini söyledi.
Şefik, özellikle gülerken, öksürürken veya ani hareketler sırasında yaşanan idrar kaçırmanın yaşam kalitesini olumsuz etkileyen ancak tedavi edilebilen bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.
Pelvik Taban Kasları Hayati Rol Oynuyor
Pelvik taban; mesane, rahim ve rektum gibi organları destekleyen kas, bağ dokusu ve sinirlerden oluşuyor. Bu yapının sağlıklı çalışması, idrar ve dışkı kontrolünün korunması açısından büyük önem taşıyor.
Uzmanlara göre pelvik taban kaslarının zayıflaması, yalnızca idrar kaçırmaya değil; pelvik organ sarkması, kronik pelvik ağrı ve bazı cinsel fonksiyon bozukluklarına da zemin hazırlayabiliyor.
Gebelik ve Menopoz Risk Faktörleri Arasında
Dr. Selver Özge Şefik, gebelik, normal doğum, menopoz, yaşlanma, pelvik bölge cerrahileri ile kronik kabızlık ve uzun süreli öksürük gibi durumların pelvik taban kaslarını olumsuz etkileyebildiğini ifade etti.
Bu nedenle doğum yapan kadınlar, menopoz dönemindeki bireyler ve risk grubunda bulunan kişilerin belirtileri önemseyerek uzman değerlendirmesine başvurmasının erken tedavi açısından büyük önem taşıdığı vurgulandı.
Pelvik Taban Rehabilitasyonu Pek Çok Sorunda Etkili
Pelvik taban rehabilitasyonunun yalnızca idrar kaçırma tedavisinde değil; dışkı ve gaz kaçırma, aşırı aktif mesane, pelvik organ sarkması, kronik pelvik ağrı, cinsel fonksiyon bozuklukları ile doğum sonrası pelvik taban zayıflığında da etkili yöntemlerden biri olduğu belirtiliyor.
Ayrıca pelvik cerrahi öncesi ve sonrası süreçlerde ya da bazı nörolojik hastalıklara bağlı gelişen pelvik taban fonksiyon bozukluklarında da rehabilitasyon programlarından yararlanılabiliyor.
Tedavi Kişiye Özel Planlanıyor
Uzmanlar, pelvik taban rehabilitasyonunun ayrıntılı bir değerlendirme sonrasında kişiye özel olarak planlandığını belirtiyor.
Tedavi programında hastanın tıbbi geçmişi, doğum ve cerrahi öyküsü, mesane ve bağırsak alışkanlıkları ile kas fonksiyonları birlikte değerlendiriliyor. Süreçte Kegel egzersizleri, biofeedback uygulamaları, elektrik stimülasyonu, mesane eğitimi ve yaşam tarzı düzenlemeleri gibi yöntemlerden yararlanılıyor.
Cerrahi gerektirmeyen ve ilaç kullanılmadan uygulanan bu tedavi yönteminin, uzman sağlık profesyonelleri tarafından gerçekleştirildiğinde güvenli ve genellikle ağrısız olduğu ifade ediliyor.




