Şuayıp Birinci: Türkiye’de Antibiyotik Tüketimi %40 Azaldı, 42 Bin Ölüm Riski Önlendi

Şuayıp Birinci: Türkiye’de Antibiyotik Tüketimi %40 Azaldı, 42 Bin Ölüm Riski Önlendi

Sağlık Bakan Yardımcısı Şuayıp Birinci, antibiyotiklerin bilinçsiz kullanımının ciddi sonuçlar doğurduğunu belirterek, Türkiye’de her yıl yaklaşık 42 bin kişinin aşırı antibiyotik tüketimine bağlı olarak doğrudan ya da dolaylı şekilde hayatını kaybedebildiğini açıkladı. Birinci, son dönemde yapılan düzenlemelerle antibiyotik kullanımında yüzde 40’a varan bir düşüş sağlandığını vurguladı.

Birinci, Antalya’nın Belek Turizm Merkezi’nde düzenlenen 6. Tıbbi Tedarik Zinciri Yönetimi Kongresi’nde yaptığı konuşmada, Türkiye’nin sağlık alanında krizlere karşı daha dayanıklı, bilgiyi ürüne dönüştüren ve stratejik alanlarda bağımsızlığını güçlendiren bir yapıya kavuştuğunu ifade etti.

“Tedarik Zinciri Sağlık Sisteminin Merkezinde”

Sağlık Bakanlığı politikalarını “koruyan, geliştiren ve üreten” başlıkları altında ele aldıklarını belirten Birinci, bireyi ve toplumu önceleyen bütüncül bir sağlık modeli benimsediklerini söyledi. Tıbbi tedarik zincirinin yalnızca üretimin arka planında kalan bir unsur olmadığını vurgulayan Birinci, bu yapının sağlık sisteminin tüm basamaklarının sağlıklı işlemesini sağlayan merkezi bir unsur olduğunu dile getirdi.

Birinci, sağlık alanında geliştirilen fikirlerin ürüne dönüşmemesi halinde gerçek bir değere ulaşmasının mümkün olmadığını belirterek, üretime dayalı bir yaklaşımın önemine dikkat çekti.

“Türkiye’nin Sağlıkta Güçlü Bir Dijital Altyapısı Var”

Tedarik zincirini sadece satın alma ve lojistik süreçleriyle sınırlı görmediklerini ifade eden Birinci, bu yapıyı krizlere karşı sistem direncinin anahtarı olarak değerlendirdiklerini söyledi. Geleceğin tıbbi tedarik zincirinin sezgilerle değil, veri ve entegre dijital sistemlerle şekilleneceğini belirten Birinci, Türkiye’nin sağlıkta dijital altyapı açısından Almanya ve Fransa gibi ülkelerin nüfus ölçeğine göre önünde olduğunu kaydetti.

Sağlık Turizminde Büyük Potansiyel

Türkiye’nin bölgesinde güçlü bir sağlık sistemine sahip nadir ülkelerden biri olduğuna dikkat çeken Birinci, sağlık turizmi açısından önemli bir avantaj sağlandığını belirtti. Türkiye’ye sağlık hizmeti almak için gelen hastaların yaşadığı ülkelerin toplam nüfusunun 2,7 milyar olduğunu söyleyen Birinci, Türkiye’nin 4 saatlik uçuş mesafesinde 1,5 milyar insana erişebilen bir sağlık üssü konumunda olduğunu ifade etti.

Akılcı İlaç Politikalarıyla Kamu Bütçesi Korunuyor

Antibiyotik kullanımına yönelik yapılan düzenlemelere de değinen Birinci, aile hekimliği sisteminde yaklaşık 14 ay önce gerçekleştirilen revizyonlarla antibiyotik tüketiminin ciddi ölçüde azaltıldığını söyledi. Birinci, 1. basamak sağlık kurumlarında yazılabilen ilaç sayısının 1.859’a çıkarıldığını, bu sayede vatandaşların ilaca erişiminin kolaylaştığını belirtti. Aile hekimleri tarafından yazılan ilaç miktarının aylık 4 milyon kutudan 6 milyon kutuya yükseldiğini aktardı.

Bu politikaların yalnızca tasarruf amacı taşımadığını vurgulayan Birinci, akılcı yaklaşımlarla hem kamu bütçesinin korunduğunu hem de vatandaşların sağlık hizmetine erişim kapasitesinin arttığını söyledi.

2050 Vizyonu: Kendi Kendine Yeten Sistem

Tıbbi tedarik zincirinin sadece maliyet hesabı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini dile getiren Birinci, bu yapının insan hayatı, toplumsal güven ve sürdürülebilir kalkınmanın ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade etti. 2050 yılında 65 yaş üstü nüfusun iki katına çıkmasının beklendiğini hatırlatan Birinci, Türkiye’nin büyük ölçüde kendi ürettiğini kullanan ve tedarik sorunları yaşamayan bir sağlık sistemine sahip olacağını öngördü.

Sektörden Destek Mesajları

Kongrede konuşan Devlet Malzeme Ofisi Genel Müdürü Şinasi Candan, Türkiye’nin tıbbi cihaz üretiminde yoğun bakım ünitelerinden laboratuvar ve görüntüleme sistemlerine kadar geniş bir yelpazede önemli ilerleme kaydettiğini söyledi.

Türkiye Sağlık Endüstrisi İşverenleri Sendikası (SEİS) Genel Başkanı Metin Demir ise Türkiye’nin sağlık sektöründe bölgede dikkat çeken bir konuma ulaştığını belirterek, ihraç edilen sağlık ürünlerinin çeşitliliğinin artırılması gerektiğine dikkat çekti.

Önceki Haber Ticari Kanatlı İşletmelerine Yeni Düzenleme: Teknik, Sağlık ve Biyogüvenlik Şartları Netleşti
Sonraki Haber Sağlıkta Yapay Zeka Uyarısı: Uzmanlardan “Kesin Tanı Değil, Ön Değerlendirme Aracı” Vurgusu
Benzer Haberler
Rastgele Oku