Kuyu Suyu Parkinson Riskini Artırıyor mu? Uzmandan Dikkat Çeken Açıklama

Kuyu Suyu Parkinson Riskini Artırıyor mu? Uzmandan Dikkat Çeken Açıklama

Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Murat Gültekin, Parkinson ve Alzheimer gibi nörolojik hastalıklarda genetik özelliklerin yanı sıra çevresel ve yaşam tarzına bağlı faktörlerin de etkili olabileceğini söyledi. Gültekin, erken yaşlarda kuyu suyu tüketiminin Parkinson hastalığı açısından risk faktörleri arasında değerlendirildiğini belirtti.

Alzheimer, Parkinson ve migren gibi nörolojik hastalıkların görülme sıklığı ve bu hastalıklarla ilişkili risk faktörleri gündemdeki yerini koruyor.

21 Eylül Dünya Alzheimer Günü kapsamında açıklamalarda bulunan Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Murat Gültekin, nörolojik hastalıkların oluşumunda tek bir nedenden söz edilemeyeceğine dikkat çekti.

Gültekin, genetik yatkınlığın yanı sıra yaş, çevresel maruziyetler, yaşam tarzı, beslenme, uyku düzeni ve bazı kronik hastalıkların da nörolojik hastalıkların risk profiliyle ilişkili olduğunu ifade etti.

Kuyu Suyu Parkinson'a Neden Olur mu?

Gültekin'in açıklamalarında en fazla dikkat çeken konulardan biri kuyu suyu ile Parkinson hastalığı arasındaki ilişki oldu.

Prof. Dr. Gültekin, “Erken yaşlarda kuyu suyu içmek özellikle Parkinson hastalığı için risk sayılıyor” ifadelerini kullandı.

Ancak burada önemli bir ayrım bulunuyor. Kuyu suyu tüketiminin doğrudan Parkinson hastalığına neden olduğu kanıtlanmış değil. Bilimsel araştırmalarda bazı kuyu sularında bulunabilecek pestisitler, ağır metaller ve diğer çevresel kirleticilere uzun süreli maruziyet ile Parkinson riski arasındaki olası ilişkiler araştırılıyor.

Dolayısıyla mevcut bulgular bir risk ilişkisine işaret edebilse de “kuyu suyu içmek Parkinson'a yol açar” şeklinde kesin bir neden-sonuç ilişkisi kurmak doğru değil.

Parkinson Neden Daha Genç Yaşlarda Görülebiliyor?

Gültekin, Parkinson hastalarının geçmişe kıyasla daha genç yaşlarda görülmesine ilişkin değerlendirmelerde de bulundu.

Bu durumun yalnızca insanların yaşam süresinin uzamasıyla açıklanamayacağını belirten Gültekin; çevresel faktörler, genetik özellikler, farklı maddelere maruziyet, yaşam koşulları ve iklim değişiklikleri gibi birçok faktörün birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Parkinson hastalığı, beyinde özellikle hareketlerin kontrolünde görev alan dopamin üreten sinir hücrelerinin zaman içerisinde kaybıyla ilişkili nörodejeneratif bir hastalık olarak biliniyor.

Alzheimer Riskini Artırabilecek Faktörlere Dikkat

Prof. Dr. Gültekin, Alzheimer hastalığında da tek bir risk faktöründen söz edilemeyeceğini belirtti. İleri yaşın Alzheimer açısından önemli bir risk faktörü olduğunu ifade eden Gültekin; ailede demans veya Alzheimer öyküsü bulunması, eğitim düzeyi, kafa travmaları ve ileri yaşlarda görülen bazı ruhsal sorunların da risk profili içerisinde değerlendirildiğini söyledi.

Kalp ve damar sağlığını olumsuz etkileyen bazı durumların Alzheimer hastalığı açısından da önem taşıdığına dikkat çekti.

Tansiyon, Diyabet ve Obezite de Önemli

Yüksek tansiyon, diyabet, yüksek kolesterol ve obezite gibi sağlık sorunlarının Alzheimer hastalığı açısından değiştirilebilir risk faktörleri arasında değerlendirilebildiğini belirten Gültekin, genel sağlık durumunun beyin sağlığından bağımsız olmadığını vurguladı.

Görme bozuklukları ve işitme kaybının da özellikle ileri yaşlarda bilişsel sağlık açısından dikkate alınması gereken faktörler arasında bulunduğunu ifade etti.

Gültekin ayrıca kilo artışı, obezite, uyku bozuklukları, horlama ve uyku apnesinin çeşitli nörolojik hastalıklarla ilişkili olabileceğine dikkat çekti.

Migren Dünya Genelinde Milyarlarca Kişiyi Etkiliyor

Gültekin'in açıklamalarında migren de yer aldı. Dünya genelinde 1,2 milyardan fazla kişinin migren yaşadığını belirten Gültekin, Türkiye'deki sayının ise yaklaşık 16 milyon olduğunu ifade etti. Migren ve baş ağrısının, günlük yaşamı ve çalışma kapasitesini önemli ölçüde etkileyebilen nörolojik sorunlar arasında bulunduğunu söyledi.

Beyin Sağlığında Tek Bir Faktör Belirleyici Değil

Uzmanların üzerinde durduğu en önemli noktalardan biri, Alzheimer ve Parkinson gibi hastalıkların gelişiminin tek bir alışkanlık veya çevresel etkene bağlanamayacak kadar karmaşık olması.

Genetik özellikler, yaş, çevresel maruziyetler, beslenme düzeni, fiziksel aktivite, eğitim, sosyal ilişkiler, ruh sağlığı, uyku kalitesi ve kronik hastalıklar birlikte değerlendiriliyor.

Bu nedenle kuyu suyu tüketimiyle ilgili bulguların da tek başına Parkinson'un nedeni şeklinde yorumlanmaması gerekiyor. Özellikle kaynağı ve içeriği bilinmeyen kuyu sularının kullanılması durumunda suyun mikrobiyolojik ve kimyasal açıdan güvenli olup olmadığının kontrol edilmesi önem taşıyor.

Önceki Haber Türk Böbrek Vakfından Çocuklara Sağlıklı Yaşam İçin 3 Önemli Kural
Sonraki Haber Bir Kutu Asitli İçecek Günlük Şeker Sınırını Aşıyor: Uzmandan Etiket Okuma Uyarısı
Benzer Haberler