Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi’nde (BŞEÜ) yürütülen sağlık araştırması, Q1 kategorisinde bulunan Journal of Pediatric Nursing dergisinde yayımlanarak uluslararası bilim literatürüne girdi. Araştırmada, genç kızların sağlık okuryazarlığı ile menstruasyon deneyimleri arasındaki ilişkide sağlıklı yaşam inançlarının rolü incelendi.
BŞEÜ, uluslararası akademik çalışmalarına bir yenisini daha ekledi. Üniversitenin Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Araştırma Görevlisi Dr. Büşra Küçüktürkmen tarafından gerçekleştirilen çalışma, alanında öne çıkan bilimsel yayınlardan Journal of Pediatric Nursing’de yayımlandı.
“The Mediating Role of Healthy Lifestyle Beliefs in the Impact of Health Literacy on Menstrual Experiences Among Adolescent Girls in Türkiye: A Cross-sectional Study” başlıklı araştırmada, ergenlik dönemindeki genç kızlarda sağlık okuryazarlığının menstruasyon deneyimleri üzerindeki etkisi bilimsel verilerle ele alındı.
Sağlıklı Yaşam İnançlarının Rolü Ortaya Konuldu
Araştırma sonuçları, sağlık okuryazarlığı düzeyi yükseldikçe sağlıklı yaşam inançlarının da güçlendiğini ortaya koydu. Bu durumun, genç kızların menstruasyon sürecini daha bilinçli ve sağlıklı şekilde yönetmelerine katkı sağladığı belirlendi.
Çalışmanın, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği ile Kadın Sağlığı Hemşireliği ve Ebelik alanlarında uluslararası literatüre kanıta dayalı katkı sunduğu belirtildi. Araştırmadan elde edilen bulguların okul temelli sağlık eğitimi programlarının geliştirilmesine, ailelerin bilinçlendirilmesine ve sağlık profesyonellerinin uygulamalarına rehberlik etmesi bekleniyor.
Rektör Kaplancıklı: “Bilimsel Bilginin Toplum Yararına Dönüşmesini Önemsiyoruz”
BŞEÜ Rektörü Prof. Dr. Zafer Asım Kaplancıklı, araştırmanın sağlık okuryazarlığı ile menstruasyon deneyimleri arasındaki ilişkiye önemli bir perspektif kazandırdığını belirtti. Kaplancıklı, elde edilen sonuçların sağlık okuryazarlığının menstruasyon deneyimlerini doğrudan değil, sağlıklı yaşam inançlarını güçlendirerek dolaylı biçimde iyileştirdiğini gösterdiğini ifade etti.
Araştırmanın koruyucu sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi, sağlık eşitsizliklerinin azaltılması ve toplumsal farkındalığın artırılması açısından bilimsel değer taşıdığını vurgulayan Kaplancıklı, üniversite olarak bilimsel bilginin toplum yararına dönüştürülmesini amaçlayan çalışmaları desteklemeye devam edeceklerini kaydetti.




