Alzheimer hastalığına ilişkin beyindeki değişikliklerin unutkanlık gibi belirgin belirtilerden 10 ila 20 yıl önce başlayabileceği belirtiliyor. Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Ülkü Figen Demir, erken değerlendirmenin hem tedavi seçenekleri hem de kişinin geleceğini planlayabilmesi açısından önemli olduğuna dikkat çekti.
Alzheimer denildiğinde ilk akla gelen belirtilerden biri unutkanlık olsa da hastalığa ilişkin biyolojik süreçler çok daha erken dönemde başlayabiliyor. Beyinde meydana gelen bazı değişikliklerin kişinin günlük hayatında herhangi bir sorun ortaya çıkmadan yıllar önce gelişebildiği belirtiliyor.
Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Ülkü Figen Demir, Alzheimer'ın yalnızca ileri yaşlarda ortaya çıkan unutkanlık şeklinde değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek beyin sağlığının korunması ve risk faktörlerinin kontrolünün önemine dikkat çekti.
Alzheimer'ın İzleri 10-20 Yıl Önce Ortaya Çıkabiliyor
Alzheimer hastalığıyla ilişkili bazı biyolojik değişikliklerin belirgin unutkanlık başlamadan 10 ila 20 yıl önce gelişebileceği ifade ediliyor.
Bu süreçte beyinde beta-amiloid ve tau proteinleriyle ilişkili değişiklikler meydana gelebiliyor. Ancak bu değişikliklerin tespit edilmesi, kişinin gelecekte kesin olarak Alzheimer hastalığına yakalanacağı anlamına gelmiyor.
Hastalığın gelişiminde yaş, genetik özellikler ve yaşam tarzıyla ilişkili değiştirilebilir risk faktörlerinin birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.
Bu nedenle Alzheimer açısından değerlendirme yapmak için yalnızca unutkanlığın ortaya çıkmasını beklemek yeterli bir yaklaşım olarak görülmüyor.
Alzheimer'ın Erken Tanısında Kan Testleri Öne Çıkıyor
Son yıllarda Alzheimer'ın daha erken dönemde tespit edilmesine yönelik araştırmalarda kan biyobelirteçleri dikkat çekiyor.
Özellikle p-tau217 olarak adlandırılan biyobelirteç üzerinde yoğun çalışmalar yürütülüyor. Bu biyobelirtecin Alzheimer hastalığında beyinde meydana gelen tau proteini değişiklikleri hakkında önemli bilgiler sağlayabileceği belirtiliyor.
Araştırmalarda kandaki p-tau217 seviyeleri ile Alzheimer'a özgü beyin değişiklikleri arasında yakın ilişki bulunduğuna yönelik sonuçlar elde edildi.
Geçmişte benzer biyolojik değişiklikleri incelemek için beyin-omurilik sıvısı analizi veya PET görüntüleme gibi daha kapsamlı ve maliyetli yöntemlere ihtiyaç duyulabilirken, kan testlerinin gelecekte erken değerlendirmeyi kolaylaştırabilecek araçlardan biri olabileceği değerlendiriliyor.
Bununla birlikte kan testlerinin tek başına kesin tanı yöntemi olarak görülmemesi gerektiği; hastanın şikâyetleri, nörolojik muayene ve gerekli diğer incelemelerle birlikte değerlendirilmesinin önem taşıdığı vurgulanıyor.
Tansiyon, Kolesterol ve Diyabete Dikkat
Beyin sağlığının korunmasında değiştirilebilir risk faktörlerinin kontrol altında tutulması önemli bir yer tutuyor.
Özellikle uzun yıllar kontrol edilmeyen yüksek tansiyonun beynin küçük damarlarına zarar verebileceğine dikkat çekiliyor. Bu nedenle tansiyonun orta yaşlardan itibaren düzenli olarak takip edilmesi hem kalp-damar hem de bilişsel sağlık açısından önem taşıyor. Yüksek kolesterol ve diyabet gibi diğer risk faktörlerinin de kontrol altında tutulması öneriliyor.
İşitme Kaybı İhmal Edilmemeli
Beyin sağlığı açısından dikkat edilmesi gereken bir diğer konu ise işitme kaybı. İşitme yetisinin azalması, kişinin çevresindeki konuşmaları takip etmekte zorlanmasına ve zaman içerisinde sosyal ortamlardan uzaklaşmasına neden olabiliyor.
Bu nedenle işitme kaybının erken fark edilmesi ve gerekli durumlarda uygun desteklerin değerlendirilmesi sağlıklı beyin yaşlanması açısından önem taşıyor.
Uyku Apnesi ve Uyku Kalitesi Önemli
Uyku sırasında beyin, gün içerisinde edinilen bilgilerin düzenlenmesi ve bazı metabolik atıkların temizlenmesi gibi önemli süreçleri gerçekleştiriyor.
Uzun süre devam eden uyku problemlerinin bilişsel sağlık açısından dikkate alınması gerektiğini belirten Demir, özellikle uyku apnesi gibi sorunların göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı.
Kaliteli uykunun Alzheimer'ı kesin olarak engellediğini söylemek mümkün olmasa da düzenli ve yeterli uyku, sağlıklı beyin yaşlanmasının önemli unsurları arasında gösteriliyor.
Düzenli Hareket Beyin Sağlığını da Destekliyor
Fiziksel aktivitenin faydaları yalnızca kas ve eklem sağlığıyla sınırlı değil. Düzenli yürüyüş ve egzersiz; tansiyon, kan şekeri, vücut ağırlığı ve damar sağlığı üzerinde olumlu etkiler sağlayabiliyor. Aynı zamanda kişinin sosyal açıdan aktif kalmasına ve beyin kanlanmasının desteklenmesine katkıda bulunuyor.
Bu nedenle haftanın büyük bölümünde düzenli hareket etmek ve günlük hayata sürdürülebilir fiziksel aktiviteler eklemek öneriliyor.
Her Unutkanlık Alzheimer Anlamına Gelmiyor
Uzmanlar, unutkanlığın tek başına Alzheimer tanısı koymak için yeterli olmadığı konusunda uyarıyor. Vitamin eksiklikleri, tiroid hastalıkları, depresyon, uyku sorunları ve bazı ilaçlar da unutkanlık ve bilişsel sorunlara yol açabiliyor. Önemli olan, unutkanlığın kişinin günlük hayatını ne ölçüde etkilediğinin değerlendirilmesi.
Bu Değişiklikler Görülüyorsa Değerlendirme Önemli
Kişinin daha önce rahatlıkla yaptığı günlük işleri gerçekleştirmekte zorlanmaya başlaması dikkat edilmesi gereken belirtiler arasında bulunuyor.
Özellikle alışveriş yapmak, para yönetmek, randevuları takip etmek veya rutin günlük işleri sürdürmekte belirgin güçlük yaşanması halinde uzman değerlendirmesi önem taşıyor.
Erken değerlendirme yalnızca olası Alzheimer hastalığının belirlenmesini değil, unutkanlığa neden olabilecek ve tedavi edilebilen başka sağlık sorunlarının ortaya çıkarılmasını da sağlayabiliyor.
Erken Tanı Neden Önemli?
Alzheimer'ın erken dönemlerine yönelik bazı yeni tedaviler hastalığı tamamen ortadan kaldırmayı veya kaybedilmiş hafızayı geri getirmeyi sağlamıyor. Bunun yerine uygun hastalarda hastalığın ilerleme hızını azaltmayı hedefliyor.
Bu nedenle doğru hastanın doğru zamanda değerlendirilmesi giderek daha fazla önem kazanıyor.
Erken tanı aynı zamanda kişinin gelecekteki sağlık ve yaşam tercihlerini planlamasına, ailesiyle gerekli kararları zamanında konuşmasına imkan sağlayabiliyor.
Alzheimer riskini tamamen ortadan kaldırmak mümkün olmasa da tansiyon ve kolesterolün kontrolü, düzenli fiziksel aktivite, sigaradan uzak durmak, işitme kaybını ihmal etmemek, kaliteli uyku ile sosyal ve zihinsel olarak aktif kalmak uzun vadede beyin sağlığının korunmasına katkı sağlayabilecek adımlar arasında gösteriliyor.




