Evlilik Öncesi Tarama Hayat Kurtarıyor! Akdeniz Anemisine Karşı Erken Önlem Çağrısı

Evlilik Öncesi Tarama Hayat Kurtarıyor! Akdeniz Anemisine Karşı Erken Önlem Çağrısı

Sağlık Bakanlığı, halk arasında “Akdeniz anemisi” olarak bilinen beta talasemi hastalığına karşı evlilik öncesi taramanın büyük önem taşıdığına dikkat çekti. Yetkililer, Türkiye’de beta talasemi taşıyıcılık oranının ortalama yüzde 2,1 seviyesinde olduğunu belirtirken, bazı bölgelerde bu oranın yüzde 13’e kadar çıkabildiğini açıkladı.

8 Mayıs Dünya Talasemi Günü kapsamında yapılan bilgilendirmede, erken teşhis ve genetik danışmanlık sayesinde hasta çocuk doğumlarının önüne geçilebildiği vurgulandı.

Talasemi Nedir?

Kalıtsal bir kan hastalığı olan talasemi, kandaki oksijen taşınmasını sağlayan hemoglobin proteininin yapısındaki bozukluk nedeniyle ortaya çıkıyor. Bu durum, kırmızı kan hücrelerinin yeterli şekilde görev yapamamasına yol açarken kansızlık, halsizlik ve sürekli yorgunluk gibi belirtilerle kendini gösteriyor.

Uzmanlara göre hastalık ilerlediğinde çocuklarda büyüme ve gelişme geriliği, karaciğer ve dalak büyümesi, kemik yapısında bozulmalar ve sarılık gibi ciddi sağlık sorunları da görülebiliyor.

Evlilik Öncesi Tarama Programı 81 İlde Uygulanıyor

Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen “Evlilik Öncesi Hemoglobinopati Tarama Programı” kapsamında çiftler, evlilik öncesinde veya gebelik planlamadan önce aile hekimlerine başvurarak ücretsiz tarama yaptırabiliyor.

Tarama sürecinde ilk olarak erkekten kan örneği alınırken, gerekli görülmesi halinde kadın da değerlendirmeye dahil ediliyor. Eşlerden yalnızca biri taşıyıcıysa doğacak çocuğun genellikle sağlıklı ancak taşıyıcı olabileceği belirtiliyor. Ancak her iki ebeveynin de taşıyıcı olması durumunda hasta çocuk dünyaya gelme riski önemli ölçüde artıyor.

Genetik Danışmanlık ve Tüp Bebek Desteği

Her iki eşin taşıyıcı çıkması halinde çiftler, uzman hekimler tarafından genetik danışmanlık hizmetine yönlendiriliyor. Uzman kontrolünde sürdürülen süreçte sağlıklı çocuk sahibi olunabilmesi için çeşitli yöntemler uygulanabiliyor.

Bu yöntemler arasında tüp bebek tedavisinde kullanılan “preimplantasyon genetik tanı” uygulaması da yer alıyor. Bu yöntem sayesinde sağlıklı embriyolar seçilerek hastalığın yeni nesillere aktarılmasının önüne geçilmesi hedefleniyor.

“Taşıyıcı Olmak Hasta Olduğunuz Anlamına Gelmez”

Uzmanlar, talaseminin bulaşıcı değil tamamen genetik geçişli bir hastalık olduğunun altını çiziyor. Taşıyıcı bireylerin çoğu zaman herhangi bir belirti göstermeden yaşamlarını sürdürebildiği belirtilirken, erken dönemde bilgi sahibi olmanın sağlıklı bir gelecek için kritik önem taşıdığı ifade ediliyor.

Sağlık Bakanlığı, evlilik planlayan veya çocuk sahibi olmayı düşünen çiftlere aile hekimlerine başvurarak tarama testlerini yaptırmaları çağrısında bulunuyor.

Önceki Haber Akdeniz Üniversitesi’nde CAR-T Hücre Tedavisinde Yeni Dönem Başlıyor
Sonraki Haber Bakan Memişoğlu: “Sağlık Sektörü Türkiye’nin Yeni Lokomotif Alanı Olacak”
Benzer Haberler