Avrupa ve ABD’nin ilaç düzenleyici otoriteleri, yapay zekânın ilaç ve aşı geliştirme süreçlerinde güvenli ve sorumlu biçimde kullanılması için ortak bir adım attı. Avrupa İlaç Ajansı (EMA) ile ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), hastaları korurken inovasyonu hızlandırmayı hedefleyen 10 temel ilkeyi kamuoyuyla paylaştı.
Yeni ilkeler; erken araştırma aşamalarından klinik denemelere, üretimden güvenlik izlemeye kadar bir ilacın tüm yaşam döngüsünde yapay zekâ kullanımına yönelik kapsamlı bir yol haritası sunuyor. Amaç, kanıta dayalı, risk temelli ve şeffaf bir yapının oluşturulması.
“Yapay zekâ doktorların yerini almayacak”
Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği’nin katkılarıyla düzenlenen Golden Pulse Health Summit’te konuşan Uluslararası İlaç Endüstrileri ve Dernekleri Federasyonu (IFPMA) AR-GE ve İnovasyon Başkanı Virginia Acha, yapay zekânın sağlıkta insan faktörünü ortadan kaldırmayacağını vurguladı. Acha, yapay zekânın doktorların ve araştırmacıların yerini almak yerine, sağlık profesyonellerinin karar alma gücünü artıran bir araç olacağını söyledi.
Acha, EMA ve FDA’nın yayımladığı kılavuzların hasta güvenini merkeze alan ortak bir anlayışı yansıttığını belirterek, yapay zekâ sayesinde ilaç geliştirme sürelerinin kısalabileceğini ancak bunun mutlaka güvenilirlik ve şeffaflıkla birlikte ilerlemesi gerektiğini ifade etti.
Ürünlerin tüm yaşam döngüsünde şeffaflık vurgusu
14 Ocak’ta yayımlanan yeni kılavuzların hasta odaklı ve risk temelli bir yaklaşımı benimsediğini belirten Acha, yapay zekâya yönelik toplumsal beklentilerin de sürecin parçası olması gerektiğini dile getirdi. Kılavuzların en dikkat çekici yönlerinden birinin, ürünlerin tüm yaşam döngüsü boyunca şeffaflık talep etmesi olduğunu söyleyen Acha, bunun hasta güveni açısından kritik bir unsur olduğunu vurguladı.
Elon Musk’ın “Tıp okumayın” çıkışına yanıt
Teknoloji dünyasından Elon Musk’ın “Gelecekte robotlar ameliyat yapacak, tıp okumayın” sözleri sağlık alanında tartışma yaratırken, Acha bu yaklaşımı gerçekçi bulmadığını söyledi. Yapay zekâya dair bu tür öngörülerin geçmişte internet için yapılan “kâğıtsız ofis” tahminlerini hatırlattığını belirten Acha, tıp eğitiminin önemini yitirmeyeceğini, aksine yapay zekâ sayesinde daha da güçleneceğini ifade etti.
“Sorumluluk kimde olacak?” sorusu gündemde
Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği (AIFD) Genel Sekreteri Ümit Dereli ise FDA ve EMA’nın bu adımının önemli bir dönüm noktası olduğunu söyledi. Ancak yapay zekânın doktorların yerini alması halinde sorumluluğun kimde olacağı sorusunun kritik olduğunu belirten Dereli, yakın ve orta vadede yapay zekâ destekli sistemlerin insan hekimlerin yerini almasının mümkün görünmediğini dile getirdi.
Kişiselleştirilmiş tıpta maliyet avantajı beklentisi
Virginia Acha, yapay zekânın kişiselleştirilmiş tedavilerde maliyetleri düşürme potansiyeline de dikkat çekti. Yapay zekâ sayesinde bir tedavinin hangi hasta grubunda daha etkili olduğunun daha net anlaşılabileceğini belirten Acha, bunun hem geliştirme süreçlerini hızlandıracağını hem de erişilebilirliği artıracağını söyledi. “En pahalı ilaç, işe yaramayan ilaçtır” diyen Acha, etkisiz tedavilerin sağlık sistemleri için büyük bir yük oluşturduğunu ifade etti.
Uzmanlara göre, doğru çerçeve ve denetimle kullanılan yapay zekâ, önümüzdeki 10 yıl içinde ilaç AR-GE süreçlerini hızlandıracak, maliyetleri azaltacak ve sağlık sistemlerinin sürdürülebilirliğine önemli katkı sağlayacak.




