COVID-19’un yeni varyantı BA.3.2, özellikle ABD’de hızla yayılmaya başladı. Uzmanlar, “Cicada” olarak da adlandırılan bu varyantın önceki türlere kıyasla daha kolay bulaştığını ancak daha ağır hastalığa yol açtığına dair net bir bulgu olmadığını belirtiyor.
2024’ün sonlarında ortaya çıkan BA.3.2 varyantı, kısa sürede birçok ülkeye yayılırken, 2026 yılı itibarıyla küresel ölçekte etkisini artırdı.
Omicron’un Alt Türü
BA.3.2, Omicron varyantının bir alt türü olarak biliniyor. Bu varyantı öne çıkaran en önemli özelliklerden biri, virüsün hücrelere girişini sağlayan spike proteininde çok sayıda genetik değişiklik barındırması. Bu değişiklikler, bağışıklık sisteminin virüsü tanımasını zorlaştırabiliyor ve mevcut aşıların etkisini kısmen azaltabiliyor.
İlk Afrika’da Tespit Edildi
Araştırmacılar, BA.3.2 varyantını ilk olarak 2024 yılı Kasım ayında Afrika’da tespit etti. 2025 yılında yayılımını hızlandıran varyant, kısa sürede 20’den fazla ülkeye ulaştı.
ABD’de ilk vakanın 2025 yazında görüldüğü ve ardından birçok eyalette hem hastalarda hem de atık su analizlerinde izine rastlandığı bildirildi.
Aşılardan Kaçabilir mi?
Uzmanlara göre BA.3.2, mevcut aşıların hedef aldığı varyantlardan farklı özellikler taşıyor. Bu durum, bağışıklık sisteminin yanıt verme süresini uzatabilir ve varyantın kısmen bağışıklıktan kaçmasına neden olabilir. Ancak bilim insanları, aşıların hâlâ hastaneye yatış ve ölüm riskini azaltmada önemli rol oynadığını vurguluyor.
Daha Hızlı Yayılabilir
BA.3.2’nin en dikkat çeken özelliği, bulaşıcılığının yüksek olması. Bu nedenle vaka sayılarında artış yaşanabileceği ifade ediliyor. Buna rağmen, mevcut veriler varyantın daha ağır seyirli hastalığa neden olmadığını gösteriyor.
Korunma Önlemleri Devam Ediyor
Uzmanlar, özellikle risk grubundaki bireylerin dikkatli olması gerektiğini belirtiyor. Basit önlemler hâlâ büyük önem taşıyor:
- Eller sık sık yıkanmalı
- Hastalık belirtileri varsa evde kalınmalı
- Kalabalık ortamlardan mümkün olduğunca kaçınılmalı
BA.3.2 varyantı, yüksek bulaşıcılığıyla dikkat çekse de şu an için daha ağır bir hastalığa yol açtığına dair güçlü bir kanıt bulunmuyor. Ancak uzmanlar, virüsün sürekli değiştiğini hatırlatarak tedbirlerin elden bırakılmaması gerektiğini vurguluyor.




