Raporlu ilaç kullanan hastaların, belirli koşullarda yeniden reçete yazdırmadan ilaçlarını eczanelerden alabilmesine yönelik çalışma gündemde. TEİS Genel Başkanı Ecz. Nurten Saydan, erişimi kolaylaştıracak adımı desteklediklerini belirterek hasta güvenliği, eczacıların sorumluluk sınırları ve hizmetin karşılığının düzenlenmesi gerektiğini söyledi.

Sağlık Bakanlığının kamuoyuyla paylaştığı çalışma, hekim tarafından başlatılan ve rapor süresince değişmeden sürdürülen tedavilerde ilaç teminini kolaylaştırmayı amaçlıyor. Planlanan uygulamada, hastaların ilaçlarını bir aylık miktarlar halinde doğrudan eczanelerden alabilmesi hedefleniyor.

Çalışma henüz hazırlık aşamasında olduğundan, raporlu ilaçların reçetesiz temininin genel olarak başladığı anlamına gelmiyor.

Hangi İlaçların Kapsama Alınması Hedefleniyor?

Paylaşılan bilgilere göre uygulamanın, mevcut bir hekim değerlendirmesiyle başlatılmış ve geçerli rapor kapsamında aynı şekilde devam eden tedavileri kapsaması öngörülüyor.

Akut hastalıklar için kullanılan raporsuz ilaçlar bu çalışmanın dışında tutuluyor. Açıklamada örnek verilen ağrı kesici ve mide koruyucu gibi raporsuz ilaçlar için mevcut hekim başvurusu ve reçete süreçlerinin devam edeceği belirtiliyor.

TEİS: İlaca Erişim Kolaylaşırken Eczacı da Korunmalı

Tüm Eczacı İşverenler Sendikası (TEİS) Genel Başkanı Ecz. Nurten Saydan, raporlu ilaçlara erişimin kolaylaştırılmasını hasta yararı açısından önemli bulduklarını ifade etti.

Ancak yeni sistemin eczacıları belirsiz hukuki, mali ve mesleki risklerle karşı karşıya bırakmaması gerektiğini vurguladı. Saydan, eczacıya verilecek yeni görevlerin sınırlarının açıkça tanımlanmasını ve üstlenilen hizmet için eczacı meslek hakkının hayata geçirilmesini istedi.

TEB ile SGK Arasında Ek Protokol Önerisi

Saydan, uygulama başlamadan önce Türk Eczacıları Birliği ile Sosyal Güvenlik Kurumu arasında ek protokol yapılmasının uygun olacağını belirtti.

Protokolde şu konuların netleştirilmesini talep etti:

  • Raporlu ilaç temininin koşulları

  • Eczacının görev ve sorumluluk sınırları

  • Sistem üzerinden yapılacak kontroller

  • Ödeme ve provizyon işlemleri

  • Olası kesintiler ve geri ödeme taleplerinin esasları

Eczacıların kendi kontrol alanları dışındaki sistem eksiklikleri veya doğrulanamayan bilgiler nedeniyle mağdur edilmemesi gerektiğini söyledi.

İlaç Tesliminde Güvenli Doğrulama Talebi

TEİS’in önerileri arasında, hastanın bilgisi ve onayı dışında ilaç verilmesini önleyecek bir doğrulama sistemi de bulunuyor.

Saydan, SMS kodu veya eşdeğer güvenli bir elektronik yöntem kullanılmasını istedi. İlaç temininden önce hastanın ya da mevzuata uygun yetkilendirilmiş temsilcisinin kimliğinin ve işlem onayının doğrulanması, bu işlemin sistemde kayıt altına alınması gerektiğini belirtti.

Dijital Hizmetlere Erişemeyen Hastalar da Gözetilmeli

Saydan, doğrulama altyapısı hazırlanırken akıllı telefon kullanamayan veya telefon numarası kurum kayıtlarında bulunmayan hastaların unutulmaması gerektiğini vurguladı.

Kronik hastaların sayısının 20 milyonu aştığını ifade ederek bu kişilerin ne kadarının iletişim bilgilerinin sistemde kayıtlı olduğunun önemine dikkat çekti.

Dijital hizmetlere erişimde güçlük yaşayanlar için güvenli alternatifler geliştirilmesini isteyen Saydan, teknik arızalardan kaynaklanan sorunların sorumluluğunun eczacılara yüklenmemesi gerektiğini söyledi.

Eczacı Meslek Hakkı Çağrısı

Eczacıların pandemi dahil olağanüstü dönemlerde halk sağlığı için sorumluluk üstlendiğini hatırlatan Saydan, planlanan uygulamanın kalıcı bir hizmet modeli olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Kamunun iş yükünü azaltan ve ek sorumluluk alan eczacıların emeğinin karşılığının ödenmesini talep eden Saydan, uzun süredir gündemde bulunan eczacı meslek hakkının bu süreçte uygulanmasını önerdi.

Hasta Güvenliği ve Tedavi Sürekliliği Birlikte Ele Alınmalı

TEİS, raporlu ilaçlara erişimi kolaylaştıran ve hastaneler ile aile sağlığı merkezlerindeki yoğunluğu azaltmayı amaçlayan düzenlemeleri desteklediğini bildirdi.

Sendika, uygulamanın sağlıklı işlemesi için hasta güvenliği, tedavinin sürekliliği ve eczacıların mesleki sorumluluklarının birlikte gözetilmesi gerektiğini vurguladı. Gerekli teknik altyapının ve açık kuralların uygulama öncesinde hazırlanmasını istedi.