Uzmanlar, meme kanseri taramasında yalnızca yaşın değil, kişisel risk faktörlerinin de değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor. Ailede hastalık öyküsünün bulunmaması ise düzenli kontrollerin ihmal edilebileceği anlamına gelmiyor.

Meme kanserinde erken teşhis için taramanın ne zaman başlayacağı ve hangi yöntemlerin kullanılacağı önem taşıyor. Yaş, aile öyküsü, meme dokusunun yoğunluğu ve geçirilmiş sağlık sorunları, kişiye uygun takip planının oluşturulmasında birlikte değerlendiriliyor.

Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ayşegül Akdoğan Gemici ile Meme Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Sina Ferahman, bireysel risk değerlendirmesinin ve düzenli takibin önemine dikkat çekti.

Tarama planında kişisel risk belirleyici

Prof. Dr. Gemici, meme kanseri taramasında mamografinin temel yöntem olduğunu belirterek erken tanının küçük tümörlerin saptanmasına ve tedavi başarısına katkı sağlayabildiğini ifade etti.

Tarama sürecinin herkese aynı şekilde uygulanması yerine kişisel risklere göre değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Gemici, yalnızca mamografiye başlama yaşına odaklanmanın yeterli olmadığını söyledi. Kişinin kendi risk düzeyini öğrenmesinin, uygun tarama programının belirlenmesinde önemli olduğunu aktardı.

Aile öyküsü ve meme yoğunluğu birlikte değerlendiriliyor

Gemici’nin açıklamalarına göre risk değerlendirmesinde ailede meme kanseri bulunması, kişinin daha önce meme kanseri geçirmiş olması, biyopsi geçmişi ve meme dokusunun yoğunluğu dikkate alınıyor.

Bu bilgilerin birlikte incelenmesiyle taramanın başlangıç zamanı ve kullanılacak görüntüleme yöntemleri planlanıyor. Yüksek riskli kişilerde daha erken takip ve ek incelemeler gündeme gelebiliyor.

Ailede meme kanseri bulunmaması riski ortadan kaldırmıyor

Doç. Dr. Ferahman, ailede özellikle birden fazla kişide meme kanseri görülmesinin önemli bir risk göstergesi olabileceğini belirtti. Bununla birlikte hastalığın yalnızca kalıtsal nedenlerle ortaya çıkmadığını vurguladı.

Ailesinde meme kanseri öyküsü bulunmayan kişilerin de hastalığa yakalanabileceğini hatırlatan Ferahman, bu nedenle kontrollerin yalnızca aile geçmişine bakılarak ertelenmemesi gerektiğini ifade etti.

Erkeklerde de görülebiliyor

Meme kanserinin erkeklerde de ortaya çıkabildiğine dikkat çeken Ferahman, hastalığın etkilerinin tanı alan kişiyle sınırlı kalmadığını söyledi. Tedavi sürecinin aileyi ve yakın çevreyi de ilgilendirdiğini belirterek toplumsal farkındalığın önemini vurguladı.

Uzmanlar, kişilerin kendi risklerini öğrenerek hekimleriyle birlikte uygun takip ve tarama planını oluşturmasının önemine işaret etti.